TÜRKÇE KAYNAK SİTESİ - SÜLEYMAN GÜRSOY
 
  ANA SAYFA
  VİDEOLAR
  Yazı-Şiir
  Okulumuzdan Görüntüler
  Sözcükte Anlam
  Cümlede Anlam-1
  Cümlede Anlam-2
  Paragrafta Anlam
  Ses Bilgisi
  BÜyük Harflerin Kullanımı
  Bileşik Sözcüklerin Yazımı
  İkilemeler
  Sözcükte Yapı
  Yazım Kuralları
  Noktalama İşaretleri
  ADLAR
  İsim Tamlamaları
  SIFAT
  ZAMİR
  BELİRTEÇ
  EDAT(İLGEÇ)
  BAĞLAÇ
  Eylemler
  Eylemde Yapı
  Ek eylem
  Eylemsiler
  Eylemde Çatı
  Cümlenin Ögeleri
  Cümle Çeşitleri
  Anlamlarına Göre Cümleler
  Cümlede Yapı
  Anlatım Bozukl.1
  Anlatım Bozukl.2
  Anlatım Biçimleri
  Söz Sanatları
  100 Temel Eser (İlköğr.)
  Atatürk Köşesi
  8A
  8B
  8C
  7A
  7C
Cümlede Yapı
            
YAPILARINA GÖRE CÜMLE ÇEŞİTLERİ
Yargı birimi olan cümle, ya tek bir düşünceyi, tek bir duyguyu yansıtır; ya da birden çok duygu ve düşünce, cümle kalıbı içinde bir araya gelerek bir temel yargıya bağlanır. Cümle bir tek yargıdan olabileceği gibi, birden fazla yargının birleşmesinden de meydana gelmiş bulunabilir.
Cümleler yapılarına göre dörde ayrılır:
1.Basit cümle,
2. Sıralı cümle,
3.Bağlı cümle,
4.Birleşik cümle,
       a) Girişik cümle
       b) İç içe birleşik cümle,
       c) Şartlı bileşik cümle
       d) Ki’li birleşik cümle.
 
          1.BASİT CÜMLE
Bir tek düşünceyi, bir tek duyguyu yargıya bağlayan cümlelere denir. Basit cümlede tek bir yüklem bulunur. Yüklem çekimli bir fiil ya da ek-fiil almış isim ya da isim soylu bir kelime olabilir. Bu cümleler, içinde fiilimsi ve iç cümle bulunmayan cümlelerdir.
                Yukarıdaki parçada sekiz tümce var.
Bu tarla bereket kaynağıydı.
Toprağın yüzü gülüyordu.
Ayağını yorganına göre uzat.
Elini yavaşça yaranın üstüne bastırdı.
Gazete seçiminde gerekli özeni gösteririm.
Her yiğidin gönlünde /bir aslan/ yatar.
Mehmet/ korkunç bir şekilde/ babasına/ benziyordu.
En eski uygarlıkların izleri/bizim topraklarımızdadır.
Damların üstünü/ diz boyu, ot ve kır çiçekleri/ bürümüş.
Evimizin girişini /siyah damarlı mermerle / kaplattık.
       2.BİRLEŞİK CÜMLE
 Bazı cümleler, birden çok duygu ve düşünceyi ifade eder. İçinde birden fazla yargı bulunan cümlelerde temel yargı, ek-fiil ya da çekimli bir fiille belirlenir. Yan yargılar bağımlıdır; temel yargının tamlayıcısı durumundadır. Yan yargılar, tek başlarına kesin yargı bildirmezler. Temel yargıyı tamamlamak, anlamı genişletmek için cümle kalıbı içinde yer almışlardır.
Birleşik cümlelerde ek-fiil ya da fiille kurulan asıl yargı temel cümleciği; fiilimsiyle kurulan yan yargı da yan cümleciği meydana getirir.
Her birleşik cümlede bir çekimli fiil ya da fiil görevli yüklem bulunur. Yani birleşik cümlede bir tek temel cümlecik vardır. Bir birleşik cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümlecik vardır. (Bir cümledeki yargı sayısı eylem, eylemsi, ekeylem sayısı kadardır.)
Yan Cümlecik:
Bir yargıyı kendi başına tam olarak bildirmeyen ve temel cümleciğe göre bir görevi üzerine olan cümleciklere yan cümlecik denir.
(Bir eylemsinin tek başına ya da kendisine bağlı sözcüklerle oluşturduğu cümlelere “yan cümle” denir.)
Yan cümlecikler şu çeşit kelimelerle kurulur:
1.Fiilimsilerle (isim fiillerle, sıfat fiillerle, bağ fiillerle)
2.Şartlı bir kelimeyle,
3.Ek-fiil almış isimlerle,
4.Çekimli bir fiille,
5.”ki” bağlacı ile.
Gülüşmeler, bağrışmalar, ta ciğerden gelen düzenli sesler işitiliyor.           
Yaktılar beni hainler!” diyordu.
Güzel yüzünü süsleyen saçlarını rüzgârda savurarak yürüyordu.
İki gönül bir olursa samanlık seyran olur.
 
Temel Cümlecik:
Birleşik cümlelerde, asıl yargıyı bildiren ve öteki cümleciklerin yargılarını kendi etrafında toplayan, yüklemi çekimli fiil veya ek fiil almış isim soyundan bir kelime olan cümleciğe temel cümle denir.
Seni seven bir insanı kırarak üzülmesine neden olamazsın.
        
 2.a) GİRİŞİK BİRLEŞİK CÜMLE:
Bir temel cümle ve bir ya da daha çok cümlecikten oluşan bileşik cümlelere girişik bileşik cümle denir.
Yan cümleciği temel cümlenin mutlaka bir öğesi durumunda bulunan cümlelerdir. Yan cümlecikler temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci görevinde bulunurlar.
Görünen köy/ kılavuz/ istemez.
Dershaneye gitmeye karar verdi.
Okuldan kaçmak için bahaneler uyduruyordu.
Okunmuş romanları elden çıkardı.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Güvendiği dağlara karlar yağdı.
Canı acıyan eşek atı geçer.
Verdiğinizgörevi severekyerine getirdim.
Okumak iyi bir alışkanlıktır.
Duysun sesimi dalga dalga yükselen deniz.
Arkadaşlarını beklemeden odaya gitti.
Pazar günü erken kalkmak zordur.
Bilmeden hüküm vermek haksızlıktır.
Buraya onunla tanışmak için gelmiştim.
Sözlerini seçerek, sakına sakına konuşuyordu.
Karlı yollarda yürümek istiyorum.
Yaşlılar çalışırken / gençler   uyukluyordu.
Karşınızda bulunan zat, Züğürt Ağa idi.
Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez.
Güneş girmeyen eve doktor girer.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Dibi görünmeyen sudan geçme.
Mustafa Dayı, artık gitmesi gerektiğini söyledi.
Zehiri içerkenbenim payımı    kadehin içine   attı.
Bazen   bir kazığı  kesmek / iki günümü alıyordu.
İki gönül bir olunca /samanlık seyran olur.
Beni izlediğinizi/ fark etmedim.
Kitap okurken / müzik dinliyorum.
İnsanlar hak ettikleri hayatı yaşarlar.
İşleri yoluna koyar koymaz onu yanına alırsın.
Yılanın sevmediği ot, deliğinin ağzında biter.
 
    2.b) ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE:
        Bir temel cümleciğe şart koşan yan cümlecikten meydana gelmiş birleşik cümlelere şart cümlesi denir. Şart cümlelerinde yan cümleciğin yüklemi, dilek şart kipi ya da başka kip ve zamanların şart bileşik zamanıyla çekimlenmiştir. Temel cümleciğin yüklemi ise haber kiplerinden biri ya da ek-fiil almış isim soylu bir kelime olabilir.
         Dilimizde bulunan dokuz kip ekinden, yalnızca şart kipi temel cümle oluşturmaz. Koşul kipinden çekimli eylem ya da ad soylu sözcükler yan cümle oluşturur.
Yan cümlesi koşul kipiyle kurulmuş cümleye koşullu birleşik cümle denir.
Koşullu birleşik cümlelerde yan cümle, temel cümlenin koşulu niteliğindedir.
Gençliğin ruhunu bir tarla gibi bırakırsanız / orada ısırganlar biter.
   Yan cümlecik (koşul, zarf tümleci)                    temel cümle
Kader gülerse mutlu olurum.
İşler iyi gitmezse bu kasabayı terk edecekti.
Çok parası varsa yoksullara yardım etsin.
Görevini yapsaydı belki bunlar olmazdı.
Mektubumu okusa onu ne kadar çok sevdiğimi anlar.
Bakarsan bağ olur; bakmazsan dağ olur.
Konuşarak sorunlarımızı çözebiliriz.
Sizinle görüşmemiş olsaydım doğruları öğrenemeyecektim.
Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar.
“Havaya bakarsam hava alırım / Toprağa bakarsam dua alırım.
Derslerine zamanında çalışmazsan başarılı olamazsın.
Bakmakla usta olunsa, köpek kasap olurdu.
Cebinde paran yoksa alışverişe çıkma.
Söylediğim saatte eve dönersen sana izin verebilirim.
Bugün veya yarın gelirse beni bulamaz.
Kendini sözcüklere döksen seni anlayacaklar.
Derslerine çalışırsan, onlar her zaman mutlu olur.
Bir dilek bir duygu anlatılmak istenirse şart cümlesi temel cümleciği almaz.
Cümlenin sonunda bulundukları zaman bağımsız cümle kurabilirler.
İki günde eskisinden kötü olmasa.
Ya gelmeyecek olursa.
Seni herkes bir parçacık dinleseydi.
UYARI: mi” edatı “soru, zaman, koşul” gibi anlamlar verebilir. “Zaman, koşul” anlamı verirse eylem veya eylemsiyle birleşik cümle oluşturur.
Kişi aklını kullanmadı zor duruma düşer.
Konu anlaşıldı her zaman mutlu olurduk. (konu anlaşıldığı zaman / anlaşılınca)
UYARI: Şartlı birleşik cümlelerde yan cümleciği oluşturan ve koşul, zaman bildiren yan cümlecikler temel cümlenin her zaman zarf tümlecidir. Ancak şart cümlesinin özne ve nesne görevleri üstlendiği de görülür.
Yanıma uğrarsansevinirim. (ZT)
Elbet sefil olursakadın alçalır beşer. (ZT)
Ne söylediyseanladın mı?(nesne)
Bu kitabı okusanız iyi olur.(özne)
 
    2.c) Kİ’Lİ BİRLEŞİK CÜMLE (“ki” bağlaçlı birleşik cümle) :
İki bağımsız cümlenin “ki” bağlacıyla birbirine bağlanmasından oluşan cümlelerdir. Ki’li birleşik cümle Türkçenin cümle yapısına uygun değildir. Çünkü Türkçede temel cümlecik sonda bulunur, yan cümlecik ya da yardımcı öğeler önce gelir. Ki’li birleşik cümlelerde ise , temel cümlecik başta, yardımcı cümlecik sondadır. Ki’li birleşik cümle, kendisinden önce gelen temel cümleciği “ki” bağlacıyla, kendisinden sonra gelen yardımcı cümleciğe bağlar. Her iki cümleciğin de yüklemi, fiil ya da ek-fiil almış isim soylu kelime olabilir.
Bu cümleye ilgi cümlesi de denir. Cümle bağlaçlarından biri olan “ki”; cümleleri bir neden bildirmek, pekiştirme, açıklama yapmak,”amacıyla birbirine bağlar.
Gün yoktur ki bizi rahatsız etmesinler.   (Bizi rahatsız etmedikleri gün yoktur.)
T. Cümlecik         Yardımcı Cümlecik
Anladım     ki   siz beni tanımadınız.   (Sizin beni tanımadığınızı anladım.)
T. Cümlecik        Yardımcı Cümlecik
Düşündüm   ki   bu iş yürümeyecek. (Bu işin yürümeyeceğini düşündüm.)
T. Cümlecik           Yardımcı Cümlecik
Yanımdan öyle hızlı geçti ki tanıyamadım.
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
Sizi aradım ki düşüncelerimi açıklayayım.
Baktım ki sözümü kimse dinlemiyor.
Öyle bağırmıştım ki ne olduğunu anlayamadı.
Anlıyorum ki bu işi seviyoruz.
Bilelim ki gelecek gençlerindir.
Hayallerim gerçekleşmeli ki çalıştığıma değsin.
O kadar çok konuşuyor ki dinleyenler bıkıyor.
Derdini anlat ki çare bulalım ona.
Benimki öyle bir dert ki anlatamam.
Akşama doğru gel ki seninle gezmeye gidelim.
Sarışın kadın üşümüş olacak ki birden ayağa kalktı.
Ağır otur ki ağa desinler.
Bütün bunlar anlatıyor ki ben bu milletin çocuğuyum.
Ki bağlaçlı birleşik cümlelerde bazen “ki” bağlacı bir sözcük ya da sözcük öbeğini cümleye bağlar. Bu durumda temel cümle, “ki” bağlacından sonraki cümle olur. Ki’ den önceki sözcük ya da sözcük öbeği ise sıfat tamlaması niteliğindedir.
Bir insan ki ilerlemek ister, elbette çalışmalıdır.
(İlerlemek isteyen insan çalışmalıdır.)
Şiir ki insan ruhuna seslenmektedir; herkes tarafından sevilir.
(İnsan ruhuna seslenen şiir, herkes tarafından sevilir.)
Sen ki daha iyi verirdin herkesten ağzının payını.
(Ki’li bileşik cümle değildir.)
►” ne var ki, yeter ki, böyle ki... gibi kalıplaşmış sözler ki’li cümle kurmaz.
 
      3.SIRALI CÜMLE              
Anlamca birbirine bağlı birden çok cümle bulunabilir. Bu cümleler kuruluşça bağımsızdır. Sıralı cümle, bağımsız kuruluşta birden çok yargılı cümleden meydana gelir. Sıralı cümleyi meydana getiren cümlelerin her biri yalın ya da birleşik olabilir. Basit ya da birleşik cümle olmadıkça sıralı cümle kurulamaz. Bir cümlenin sıralı cümle olabilmesi için en az iki cümlenin bulunması gerekir. Anlamca ilgili basit ya da birleşik cümlelerin arasına virgül (,) veya noktalı virgül (;) konulmasıyla sıralı cümleler meydana gelir. Sıralı cümlelerde öğelerden bazıları ortak olabilir. Bu özelliklerinden dolayı sıralı cümleleri iki grupta incelemek mümkündür: 1.Bağımsız sıralı cümle, 2.Bağımlı sıralı cümle.
 
      3.a) BAĞIMSIZ SIRALI CÜMLE
Öğelerinden hiç biri ortak olmayan sıralı cümledir.
Güneş ısıtıyor, deniz serinletiyor.
Burada ot bitmez, şurada da gül bitmez.
Toplantı ertelendi, hep birlikte yemeğe gittik.
Sana anlatacağım; beni ara.
Yağ bitti; yemek yarım kaldı.
Su uyur, düşman uyumaz.
Mevsimler gelip geçer, anlamayız çoğu kez.
Güneş battı; sokaklarda kimse kalmadı.
Keşke sen de bizimle gelseydin, çok eğlendik.
Akşamları bize gelirdi, güzelce ders çalışırdık.
Yalancının evi yanmış; kimse inanmamış.
Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.
Gürültüler artıyor ; kimse kimseyi duymuyordu.
Şimşek çaktı, gök gürledi, sürüdeki koyunlar korkuyla kaçıştı.
İmtihan günü okula kırk çocuk kaydedildi ; okul okula benzedi.
Akıllılar gerçekte yaşar , deliler düş görür.
Ellerim birden sana uzandı , sense beni anlamayıp uzaklaştın.
 
     3.b) BAĞIMLI SIRALI CÜMLE
Öğelerinden en az biri ortak olan sıralı cümlelerdir. (Ortaklıktan kasıt aynı öğelere sahip olmak olduğu gibi, birinin öğesinin diğeri için de kullanılabiliyor olmasıdır.)
Kitabını aldım, hemen okudum.
Onu aradım; bulamadım.
Dost ile ye iç; alışveriş etme.
Arı bal yapar; balın yapılışını anlatamaz.
Dost yüzünden düşman gözünden bellidir.
Makineyi tamir etti, eve kadar getirdi.
Patates çuvallarını alıyor, ambara taşıyordu.
Çocuklar taşları toplar, kuyuya atarlardı.
Gönül bir sırça saraydır; kırılırsa yapılmaz.
Misafirleri tek tek karşıladı, büyük salona aldı.
Sonuçta bana hasret, sana sevmek düştü.
Demir nemden, insan gamdan çürür.
Çocuk elini yüzünü yıkadı, kuruladı.
Mahalledeki herkes onu sever, sayardı.
Erkenden uyandı, yıkandı, giyindi, dışarı çıktı.
Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.
Bu tür filmleri seviyorum, zevkle izliyorum.
Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
Ağacı kurt, insanı dert kemirir.
Dost başa bakar, düşman ayağa.
Bu soruları al, incele, bana getir.
Soğanları soydu; doğradı, tencereye attı.
Onu bana, beni ona şikâyet eder.
Gömleğini yıkadı, kuruttu, ütüledi, yerine astı.
Yüzü utançtan kızarmış, terlemişti.
 
        AÇIKLAMALI SIRALI CÜMLE
Bir giriş cümlesiyle onun açıklayıcısı durumunda bulunan bir başka cümleden oluşan söz dizisine açıklamalı sıralı cümle denir. Bu tür cümlelerde neden-sonuç cümlesi vardır.
Hayvanları çok sever; hayvanlarla ilgili derneklere üyedir.
Meyvecilik para kazandırıyor; bu bölge meyvecilikle uğraşıyor.
Ona deden kızdığımı söyleyeyim; dedikodu yapıyor, insanları birbirine düşürmeye çalışıyor.
 
      5. BAĞLI CÜMLE (Bağlı Sıralı Cümle)
Anlamca ilgili basit ya da birleşik cümlelerin bağlaçlarla birbirine bağlanmasıyla meydana gelen cümlelere denir. Bu çeşit cümleler, en az iki basit veya birleşik cümleden oluşur. Bağlı cümle denmesinin nedeni, hem cümleler arasındaki anlam ilgisinden, hem de ilginin bağlaçlarla sağlanmasından dolayıdır. Bağlaç kaldırılırsa, bağımsız cümleler elde edilir. Bağlı cümleler, sıralı cümleler gibi isim ya da fiil cümlelerinden meydana gelebilir. Bu cümlelere bazı kaynaklar “Bağlı Sıralı Cümle” demektedir. Ortak özne bulunabilir.
Ne iyi ettin de geldin.
Gerçekleri anladı ve anlatmaya çalıştı.
Güzel olan her şeyi bıraktı ve hayata küstü.
Hem beni dinlemiyor hem de acımasızca eleştiriyor.
Ben seni aradım; ama sen telefona çıkmadın.
Yazacak çok şey var ; ama bir türlü başlayamıyorum.
Bir gün gelecek ve şiir sadece kafa ile okunacak.
Yaşı elliyi geçmişti ama kalbi henüz bir yaşına girmişti.
Burada oturmak istiyor; fakat sağlığı elvermiyordu.
İnsanların koşuşturduğu bir kentte yaşıyor;ama orayı seviyordu.
 
      ARASÖZ
Cümle öğeleri arasına giren açıklayıcı sözlere “arasöz”, bunların cümle biçiminde olanlarına da “aracümle” adı verilir.
Arasöz ve aracümlelerin başına ve sonuna virgül ya da kısa çizgi konur.
Arasözler bazen cümlenin zarf tümleci olur. Bazen de cümlede kendisinden önceki öğenin açıklayıcısı durumunda olup açıkladığı öğeyle birlikte görev yapar. Arasözler cümleden bağımsız, ayrı bir yargı niteliğinde de olabilir.
Arasözler cümleden çıkarıldığında cümle bozulmaz, anlamı da değişmez.
Yazılarında mizaha, gülmece öğesine, yer vermezdi.
Şiirde, edebiyatın bu güzel türünde, çok emeği vardı.
Sınav heyecanı geçince biz, kırk çocuk, çok mutlu olduk.
İki çocuğum, Görkem ve Devrim, beni aramışlar.
Bura köylüleri, bu fakir insanlar, her kış doğayla savaşırlardı.
Ben derslerimi geceleri, ortalıktan el ayak çekildiği saatlerde, yaparım.
Kitaplarımı, bu sessiz dostlarımı, kutuların içinde hapsetmek bana ağır gelmişti.
Bu satırları babam, ailenin en yaşlı kişisi, kaleme almıştı.
İstanbul’u, o yedi tepeli kenti, şimdi bir deprem korkusu sardı.
Bahçede birtakım insanlar, öğrenci velileri toplanmış.
Bu ülke, çocuklara, yarının büyüklerine, önem vermelidir.
Yaşlı adam, Bakkal Ahmet Efendi, yavaşça yerinden doğruldu.
İçinde bulunduğumuz devirde, uzay ve bilim çağında, gökyüzünün ihtişamı önümüze serilmişti.
Mehmet Bey’e, arkadaşımın dayısına, bir araba çarpmış.
Şu çocuğu, üzerinde kazak olanı, tanıyor gibiyim.
 
        ARA CÜMLE
        Cümle içinde, iki virgül ya da iki çizgi arasında kullanılan ve cümle değeri taşıyan sözlere ara cümle denir. Asıl cümlenin bir öğesi değildir.
İstanbul, tarihi uzun bir geçmişe dayanır, Türkiye’nin en gelişmiş kentidir.
Bu olaydan sonra, sen de anımsayacaksın, onlarla ilişkimi kesmiştim.(aç.olmayan)
Bu derse gelmediği için, gelse de fark etmezdi ya, konuyu anlayamamış.
Yarın yağmur yağarsa, böyle olacak sanırım, geziye gidemeyeceğiz sizinle.(aç.olmayan)
İstenilen her şeyi, biraz bekleyin, alacağım.
Kimi denemeciler, bizde denemeci çok azdır, olaylara kişisel açıdan bakarlar.
Onun soyutlama gücü, ki her sanatçıda bulunmaz, eşsizdir.
O ses, onu bilen bilir, benliğinizi sarıverir birden.
Ulusumuz Kurtuluş Savaşını başlattığında, I.Dünya Savaşı henüz bitmişti, halk savaş yorgunuydu.
Beklediğiniz konuklar, emin ol, gelmeyecekler. (ÖSS -1987)
Bu olaydan sonra, sen de anımsayacaksın, onlarla ilişkimi kestim.(ÖSS -1990)
Onu -ne yalan söyleyeyim- hiç sevemedim.
Genç kız- on sekizinde ya var ya yoktu- herkesi büyüledi.
 
 
 

 
   
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=