TÜRKÇE KAYNAK SİTESİ - SÜLEYMAN GÜRSOY
 
  ANA SAYFA
  VİDEOLAR
  Yazı-Şiir
  Okulumuzdan Görüntüler
  Sözcükte Anlam
  Cümlede Anlam-1
  Cümlede Anlam-2
  Paragrafta Anlam
  Ses Bilgisi
  BÜyük Harflerin Kullanımı
  Bileşik Sözcüklerin Yazımı
  İkilemeler
  Sözcükte Yapı
  Yazım Kuralları
  Noktalama İşaretleri
  ADLAR
  İsim Tamlamaları
  SIFAT
  ZAMİR
  BELİRTEÇ
  EDAT(İLGEÇ)
  BAĞLAÇ
  Eylemler
  Eylemde Yapı
  Ek eylem
  Eylemsiler
  Eylemde Çatı
  Cümlenin Ögeleri
  Cümle Çeşitleri
  Anlamlarına Göre Cümleler
  Cümlede Yapı
  Anlatım Bozukl.1
  Anlatım Bozukl.2
  Anlatım Biçimleri
  Söz Sanatları
  100 Temel Eser (İlköğr.)
  Atatürk Köşesi
  8A
  8B
  8C
  7A
  7C
Ses Bilgisi

           1. SESBİLGİSİ

Dil, seslerden oluşan bir anlatım aracıdır. Her dilin kendine özgü bir ses yapısı ve bu yapıyı oluşturan kuralları vardır. İşte sesbilgisi, dilin ses yapısını araştıran dilbilgisi dalıdır. Ses ise; ağzımızdan bir çırpıda çıkan, hece ve sözcük oluşturmaya yarayan dilbilgisi bilimidir. Bir başka anlamda kulağımızın duyabildiği hava titreşimleridir.
  Sesler ses yolundan çıkışlarına göre ikiye ayrılır:
  1.Ünlüler (sesliler)     :a, e, ı, i, o, ö, u, ü
  2.Ünsüzler (sessizler) : b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.
 
          ÜNLÜLER (SESLİLER)
Tek başlarına hece olabilen a, e, ı, i, o, ö, u, ü, sesleridir.
Ünlüler ses yolunda hiçbir engele çarpmadan çıkar.
Ünlü harfler çıkışları sırasında dilin, dudakların ve çenenin durumuna göre gruplandırılır.
a)Dilin durumuna göre:Kalın (a, ı, o, u), ince (e, i, ö, ü)
b)Çenenin durumuna göre     : Geniş (a, e, o, ö), dar (ı, i, u, ü)
c)Dudakların durumuna göre : Düz    (a, e, ı, i),   yuvarlak (o, ö, u, ü)
 
 
DÜZ
YUVARLAK
Geniş
Dar
Geniş
Dar
Kalın
a
ı
o
u
İnce
e
i
ö
ü
 
Sesli harflerin bulundukları sözcüklerdeki uyumlara “Ünlü Uyumu” denir. Ünlü uyumları şunlardır:
A)BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU : 
Büyük ünlü uyumu, sözcüklerdeki sesli harflerin “kalınlık-incelik” bakımından uyumudur. Buna göre; Türkçe bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü kalınsa öteki ünlüler de kalın olur; ilk hecesindeki ünlü inceyse öteki ünlüler de ince olur. Eklerdeki ünlüler, sözcüklerin son hecelerindeki ünlülere uyar.
Seni     yarın     orada     bekleyeceğim
   i  i       k  k       k k k         i   i    i  i   i 
 Uyar    uyar      uyar           uyar
 
Sakin    sessiz   iyi   niyetli       bir        insandı
   k  i        i    i     i i     i   i                      i    k   k
Uymaz   uyar  uyar   uyar      aranmaz   uymaz          
Büyük Ünlü Uyumunun Özel Durumları:
1. Büyük ünlü uyumu Türkçe sözcüklere özgü bir durumdur.
2.Öz Türkçe oldukları halde zamanla ses değişikliğine uğradıkları için büyük ünlü uyumuna uymayan sözcükler de vardır.
Anne (ana), kardeş (karındaş), elma (alma), hangi (kangı), şişman (şişmen), dahi (dahı), helva (halva), kale (kal’a)
●Genel kurala aykırı olan bu Türkçe sözcüklerin birer hecesini İstanbul ağzı ya da başka nedenler inceltmiştir.
3. Türkçeye yabancı dillerden girmiş bazı sözcükler büyük ünlü uyumuna uymayabilir: dünya, televizyon, gazete, otomobil, insan, meydan, daire, kitap, telefon, televizyon, madde, ihtiyar, kalem, tiyatro, kahve, Esra...
4. Tek heceli sözcüklerde bir tek ünlü harf bulunduğundan uyum aranmaz.
 
5. Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz: gecekondu, hanımeli, yazabilirim, birkaç, Atatürk, akciğer, Kadıköy, ...
6. Dilimizde ekler, eklendiği sözcüğün son hecesindeki ünlüye uygunluk gösterir. su-suz-luk, ev-ler-den, sor-gu-la-y-an, çi-çek-li, gemi-ci,    ka-pı-cı,    göz-lük,   çam-lık (son heceye uyan ekler almış)
          
Ancak bazı ekler, eklendiği sözcüğün son hecesindeki ünlüye uymaz ve eklendikleri sözcükleri büyük ünlü uyumununa aykırı düşürürler.
 
Büyük Ünlü Uyumunu Bozan Ekler:
-(i)yor      : seviyor, bekliyor, gülüyor...
-ken         : bakarken, oynarken...
-ki            : sabahki, yarınki...
-leyin       : sabahleyin, akşamleyin...
-(i)mtrak  : yeşilimtrak, ekşimtrak, ...
-daş         : gönüldaş, meslektaş...
-gil           : Fatmagil, Oyagil...
 
7. Yabancı dillerden gelmiş sözcüklerin bir kısmının ünlüleri görünüşte kalın olmalarına karşın söylenişleri inceye eğilimli olduğu için bu tip sözcüklere gelen eklerde ince ünlüler bulunur:hayaller, rolü, Kemal’i, amiraller, hayali, santraller, petrolü, ihmaller, harfler, emsalsiz, halli, hakikatler, kabulü, harfi, dikkatli…
 
NOT: Bunlara bağlı olarak bir sözcükte büyük ünlü uyumuna aykırılığın üç nedeni vardır:
1.Sözcüğün kendisinde bulunan aykırılık: kitap, insan, mavi...
2.Ekten dolayı aykırılık: duvardaki, geliyor, uyurken...
3.Bileşik sözcük olmaktan dolayı aykırılık: bilgisayar, karaciğer...
 
  2.     KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU
            Türkçe sözcüklerdeki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık, darlık-genişlik yönünden uyumuna “küçük ünlü uyumu” denir. Bu uyum iki bölümde ele alınır.
            a)Türkçe sözcüklerde birbirini izleyen hecelerde düz ünlüden sonra düz ünlü gelir. Bu gelişte BÜU da gözetilir.
            a, e, ı, i (düz ünlülerinden sonra) → a, e, ı, i (düz ünlüleri) gelir.
            Yaşlılıkta              çiçekler                kapıcımız            evlerimiz          
               d d d d                d d   d                   d d d d                d d d d             
 
            “Kamyoncu, serüven, henüz, alkol, melodi, avukat, karton, memur, palto, faktör” sözcüklerinde düz ünlülerden sonra yuvarlak ünlüler gelmiş. Bu sözcükler KÜU’ya aykırıdır.
 
b) Türkçe sözcüklerde birbirini izleyen hecelerde yuvarlak ünlüden sonra ya düz-geniş (a, e) ünlüler ya da dar-yuvarlak (u, ü) ünlüler gelir:   
              a, e (düz-geniş)gelebilir→(sonraki hecelerde düz ünlüler gelebilir)
o, ö, u, ü      (ı,i gelmez)
(yuvarlak)    u, ü (dar-yuvarlak)
                    (o, ö, gelmez)
öğretmenler, sonsuzluk, umutlarımız, sonuçlar, orman, oğlak, özlem, uzak, umut, odun, öküz, köprü, gözlem, uslu, ödev, üzme… (KÜU’ya uyar)
doktor, konfor, otomobil, üniversite, motor, ümit, komiser…(KÜU uymaz)
“Limon yüklü kamyonun şoförü yağmuru görünce yola çıkmadı.
 
KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMUNA UYMAYAN SÖZCÜKLER:
1.Dilimize yabancı dillerden giren bazı sözcükler küçük sesli uyumuna uymazlar: motor, futbol, ümit, vapur, karton…
2.Türkçe olmalarına rağmen geçirdikleri ses değişimi sonucu KÜU’ya aykırı sözcükler de vardır.
a)Yabancı sözcükler:
havuz(Arapça), karpuz (Farsça), armut (Farsça), bavul (Rusça), kambur (Rumca), tayfun (Çince), çamur (Moğolca), hamur (Arapça)…
b)Türkçe sözcükler: pamuk, kabuk, kavun, avunmak, avuç,
3.“-yor” eki KÜU’ya hiçbir zaman uymaz:Çalışıyorum, geliyor, bakıyor, soruyor..
4.Bazı ünlemlerle, bazı bileşik sözcüklerde KÜU aranmaz: Çukurova, suçiçeği, kabakulak... 
UYARI:1. Türkçede geniş-yuvarlak ünlüler (o,ö) sadece ilk hecede bulunur. Balkon, horoz, doktor, diyalog, kadro, koro...KÜU’ya uymaz.
2.Bir sözcükte KÜU aranırken, her hecenin kendinden sonraki heceyle uyumlu olup olmadığına bakılır. Ekler, kökteki seslere düzlük-kalınlık ve düzlük incelik yönüyle uyar; karşılaştırma buna göre yapılmalıdır: duygularımızdan, kuruntularının, orakçılarınızı…
3.Büyük sesli uyumuna aykırı “-ki” eki, son hecesinin seslisi ü olan sözcüklerde küçük sesli uyumuna göre değişir: dün, öbür, Gül’ün
4.Küçük sesli uyumu kuralı, büyük sesli uyumu kuralını bozmamalıdır.
5.Kalem, katip, Sema…gibi sözcükleri, “Düz sesli ile başlıyor, düz sesli ile devam ediyor.” Biçiminde düşünerek “Küçük ünlü uyumu kuralına uyar.” şeklinde değerlendirmek doğru değildir. Bu sözcükler yanbancı kökenli sözcüklerdir. Yabancı kökenli sözcüklerin çok büyük bir bölümü de Türkçeye özgü olan ünlü uyumu kuralının dışında kalır.(DK. Türk Dili SH.52)
 
3. HECE DÜŞMESİ (ORTA HECE DÜŞMESİ -ÜNLÜ DÜŞMESİ)
            Türkçede iki heceli kimi sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindeki ünlüler düşer. Buna hece düşmesi denir. Bu oluşum yazıya da geçer.
Dilimizde hece düşmesinin değişik biçimleri vardır:
 a) Bazı organ adlarıyla akrabalık adlarına ünlüyle başlayan ekler getirildiğinde hece düşebilir:
ağız-ın--ağzın
burun-u----burnu
alın-ı----alnı
omuz-u---omzu                                                   
boyun-um---boynum                          
beyin-i----beyni
karın-ım----karnım
göğüs-ü---- göğsü
koyun-um--koynum                                           
 
oğul-um--- oğlum   
kayın-ım----kaynım
 
kayın-ata—kaynata
kayın-ana--kaynana                                    
b)Bazı sözcükler yapım eki alırken bir ünlüsünü yitirebilir:
ayır-ım—ayrım                                             
savur-uk—savruk
kavur-- kavruk                                      
sıyır-ık—sıyrık                                             
devir-ik—devrik
ayır-ıl-mak—ayrılmak 
kavur-ul(mak)—kavrulmak                               
sızı-la(mak)—sızlamak
ileri-le-mek—ilerlemek                                 
yumurta-la(mak)—yumurtlamak                
uyu (mak)—uykuuyuklamak
oyun-a(mak)—oynamak
sarı-ar(mak)—sarar(mak)                             
yanıl-ış---yanlış
yalın-ız—yalnız                                 
koku-la(mak)—koklamak                             
kavuş-ak—kavşak     
c)Arapça kökenli, ikinci hecelerinde dar ünlü bulunan iki heceli sözcüklere ünlüyle başlayan ekler geldiğinde hece düşebilir:
 
akıl—aklımız           
asır—asra                           
şehir—şehre            
ömür—ömrü           
emir—emri                 
gönül—gönlünde                   
ufuk---ufkunuz        
uğur—uğrunuz
fikir—fikrimce          
nehir—nehri
 d)Sözcükler birleşme sırasında bir hecesini yitirebilir. (Buna aşınma da denir.):
            Pazar+ertesi---pazartesi                      
            Cuma+ertesi---cumartesi                                                    
            Kahve+altı-----kahvaltı                          
            Ne+asıl --------nasıl                                 
            Ne+için -------niçin                                  
            bu+öyle--------böyle                                 
            sütlü+aş--sütlaç
            güllü+aş-----güllaç
            pek+iyi-----peki
            ne+eylersin---neylersin
 
e)Bazı yabancı sözcüklerin”etmek” “eylemek”ve “olmak” yardımcı eylemleriyle bileşik eylem oluşturması sırasında yabancı sözcüklerde ünlü düşmesi olabilir. Bu eylemler birleşik yazılır. (emir, sabır, hüküm, kahır, kayıp, hapis, zehir, şükür, devir, seyir, neşir, akis, akit, azil, vakıf, lütuf, keyif, keşif, nakış, bahis, nakil, zulüm, haciz, kasıt, hatim, defin, fesih, rabıt, hüzün...) 
sabır—et(mek)-----sabretmek                          
kahır—ol(mak)---kahrolmak
            kahır—et(mek)-----kahretmek                         
keşif--etmek-------keşfetmek 
            emir—et(mek)------emretmek
           
kasıt--etmek--------kastetmek
 
            **kalır isem---kalırsam
            **söyleyecek idim---söyleyecektim
f)Çok sesli bazı sözcüklere ünsüzle başlayan bir ek ulanınca sözcüğün son hecesindeki ünlü düşer. Buna “ünlü aşınması” ya da “iç ses düşmesi” denir. Bu oluşum yazıya geçebilir de geçmeyebilir de.
            Nere—nerede---nerde                         
            Bura—burada---burda                        
            Ora — orada----orda                            
            ileri — ileride-------ilerde 
            dışarı—dışarıda-----dışarda
            içeri — içeride------içerde
g)Hece zorlanmasından ya da söyleyiş özelliğinden kaynaklanan hece düşmeleri de vardır. Bunlara “geçici hece düşmesi” denir. Geçici hece düşmesi yazıda kesme imiyle gösterilir.
“Seni gören del’olurmuş dediler.”
“Karac’oğlan der ki n’oldum n’olayım.”
“N’aber?”
“N’olsun, iyiyiz.”
UYARI: Türkçe sözcükler ek aldığında sözcük kökünde değişiklik olmaz. Yalnız şahıs zamirlerinin birinci ve ikinci tekil kişilerine –e, -a durum (hal) eki getirildiği zaman sözcüğün kökünde değişiklik olur.
                      Ben-e→ bana
                      Sen-e→ sana
Bana yalnızca sen yetersin.
Uyarı: Organ adlarıyla yapılan ikilemelerin ikinci hecelerinde düşme görülmez.
Omuz omuza vermeden iş başarılamaz. (ünlü düşmesi kuralına uyulmamıştır)
Göğüs göğüse çarpışmalar sürüyordu.
 
Yaylım ateşinde göğsüne yediği kurşunla kıvrılıp düştü.
Söylediklerime hep peki diyorsa da yaptığını hiç görmedim.

4.ÜNLÜ TÜREMESİ
Türkçede kimi sözcüklerin sonuna gelen “-cik” eki, sözcüğe yeni bir eklenmesine yol açar.. Buna ünlü türemesi denir. Bu oluşum yazıya da geçer.
Genç-cik ®     gencecik
Bir-cik    ®     biricik
Az-cık    ®     azıcık
Dar-cık    ®     daracık
(Gül-cük ®   gülücük, Öp-cük   ®   öpücük)
Pekiştirmelerde de ünlü türemesi olabilir.
Gündüz ® güpegündüz
Yalnız   ® yapayalnız
Sağlam ® sapasağlam
Çevre    ® çepeçevre
Çıplak   ® çırılçıplak
Düz       ® düpedüz
 
Sonu ünsüzle biten eylemlerden sonra –yor eki geldiğinde araya ı,i,u,ü seslilerinden biri girer. Bu ünlülere yardımcı ünlü denir. (Bu ünlüleri bazı kaynaklar ünlü türemesi olarak kabul eder, bazıları kabul etmez.)
Gel i yor
Bak ı yor
Sor u yor
gül ü yor
döğüş ü yor
sataş ı yor
 
 5. ÜNLÜ DARALMASI
Türkçede “-yor” eki ile “y” kaynaştırma ünsüzünden önce gelen “e” ve “a” ünlüleri daralarak “ı, i, u, ü”ye dönüşür. Buna ünlü daralması denir.
 
1.”-yor”eki, kendinden önce gelen “e” ve “a” ünlülerini darlaştırır. Bu oluşum yazıya geçer.
            Anla-yor—anlıyor                               gelme-yor—gelmiyor
            Bekle-yor—bekliyor                           sula-yor—suluyor
            Oyna-yor—oynuyor                           bakma-yor—bakmıyor
            Söyle-yor—söylüyor                          satma-yor—satmıyor
            Başla-yor—başlıyor                           özle—yor—özlüyor
            Dile-yorum-diliyorum,                       san-ma-yor-um---sanyorum,
 2.”y” kaynaştırma ünsüzü, kendinden önce gelen “e” ve “a” ünlülerini, konuşma dilinde darlaştırır; ancak bu oluşum yazıya geçmez.
                        (Yanlış)          (Doğru)
            Anla—anlıyan            anlayan
            Bekle—bekliyen         bekleyen
            Söyle—söyliyen         söyleyen
            Görme—görmiyen     görmeyen
            Gelme—gelmiyen      gelmeyen
 
3.”De”mek ve “ye”mek eylemlerinden sonra gelen “y” kaynaştırma ünsüzü, “e” geniş ünlüsünü “i”ye çevirir. Bu oluşum yazıya da geçer.
            De—diyerek, diyen, diyor, diyelim, diyecek, diye...
            Ye—yiyecek, yiyen, yiyor, yiyelim, yiye yiye...
 
UYARI:Ne” sözcüğü hem “niye” hem de “neye” biçiminde yazılabilir.
 
 
ÜNLÜ DÖNÜŞMESİ
            “ile” sözcüğü ve ekeylemin “idi, imiş, ise, kipleri, ünlüyle biten bir sözcüğe eklenirse “i” ünlüsü “y” ünsüzüne dönüşür. Buna “dönüşüm ünsüzü”; bu oluşuma da “ünlü dönüşmesi” denir. Bu oluşum yazıya geçer. Bu “y” ünsüzü kaynaştırma ünsüzü değildir.
            Geldi idi—geldiydi
            Ali imiş—Ali’ymiş
            Anlattı ise—anlattıysa
            Para ile—parayla
            Ailesi ile—ailesiyle
 
UYARI: “ile; idi, ise, imiş...” sözcük ve ekleri ayrı da yazılabilir. Ancak eğilim bitişik yazma doğrultusundadır.       
 
    6. KAYNAŞTIRMA
Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana bulunmaz. İçinde yan yana iki ünlü bulunan sözcükler Türkçe değildir: şiir, saat, şair, şuur, dair, dua...
Türkçede ünlüyle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir ek gelirse iki ünlü arasına “y, n, s, ş” ünsüzlerinden biri girer. Bu oluşuma “kaynaştırma”; araya giren ünsüzlere ise “kaynaştırma ünsüzü” ya da “koruyucu ünsüz” denir.(Bazı kaynaklarda kaynaştırma harfleri “yardımcı ses” ya da “yardımcı ünsüz” olarak yer alır.) Bu sesleri kısaca YaŞaSıN sözcüğünün sessizleri olarak aklımızda tutabiliriz.
            Bahçe-y-e         oda-n-ın        kapı-s-ı         iki-ş-er           işçi-y-e    oynama-s
 
Şimdi sesli ile başlayan eklere örnekler verelim:
1.Tamlama ekleri (tamlayan tamlanan):
Ana-s-ı-n-ın    kuzu-s-u
Oda-n-ın         kapı-s
O-n-un            araba-s
2.(-i, -e ) hal ekleri:
Kale-y-i,    su-y-u,   o-n-u,    tepe-y-e,    oda-y-a
3.Gelecek zaman eki(-ecek,-acak):
oku-y-acak,   uyu-y-acak,   yi-y-ecek,   söyle-y-ecek,   başla-y-acak...
4.Üleştirme eki (-er, -ar) :
iki-ş-er,   altı-ş-ar,   yedi-ş-er...
5.Fiilden sıfat yapan –en, -an eki :
Oku-y-an,   bekle-y-en,   sakla-y-an,   dinle-y-en...
6.İstek kipi ekleri (-e /-a):
gel-e-y-im, anla-y-a-y-ım, anla-y-a-sın, anla-y-a, anla-y-a-lım, anla-y-a-sınız, anla-y-a-lar
 
 
UYARI !!!
Bazı kelimelerde iki ünlü arasına gelmediği halde kaynaştırma harflerinin kullanıldığı görülmektedir.
            O-n-u göremedim.
            O—dan                        O-n-dan nefret ediyorum.
            Zeytinburnu—da         Zeytinburnu-n-da oturuyoruz.
            Kapısı—da                  Kapısı-n-da
            Bu—dan                      Bu-n-dan sonra
            Geldiydi, parayla, akıllıysa, gedeymiş...
 
UYARI: Üçüncü tekil iyelik eki alan bir ada “-den” durum eki eklendiğinde araya “n” ünsüzü girer.
            Kardeşinin elinden aldığı şekeri kendisi yedi.
 
NOT: ile; imiş, ise, idi sözcük ve ekleri ile ilgili bu durum ÖZDAŞ’ ın kitaplarında “ünlü dönüşmesi” olarak belirtilmekte ve “y” ünsüzü “dönüşüm ünsüzü” olarak yer almaktadır. Yukarıdaki örneklerde yer alan “y” ve “n” ünsüzlerinin durumunu kaynaştırma ünsüzü olarak kabul etmemektedir.
            
 7. ULAMA
Ünsüzle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir sözcük geldiğinde 1. sözcüğün sonundaki ünsüz, 2. sözcüğün başındaki ünlüyle birleştirilerek söylenir ki buna “ulama” denir.
            Traş oldum.
            Türk askeri.
            Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
            Bir ay önce gelen adamın adı neydi?
            Pencereden ona el ettim.
Sabah olunca, senin üzüldüğünü söylerim.
Yürümek için her gün iki saatimizi veriyoruz.
Dün akşam üç ekmek aldım.
Senin elinden içtiğim üzüm suyunun adı neydi?
Sabahın erken saatinde nereye gidiyorsun?
Akşam, arkadaşıma gideceğimi söyledim. 
UYARI:
1. Noktalama işaretlerinden biriyle ayrılan sözcüklerde ulama olmaz.
            Annem, ona çok iyi baktı.
Artık, onu aramam.
            Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal!
2.Ulama yapıldığında sözcüklerin anlamında bir değişiklik oluyorsa ulama yapılmaz.
            Ali top almış.
            Hemşire kan almış.
            Çarşıda balık almış
3.Bileşik bir sözcüğün oluşumunda ulama varsa, o bileşik sözcüğün hecelerine ayrımında ulama dikkate alınır. Satır sonlarına yazımı da bu şekilde olur.
            Hanım + eli = hanımeli ---- ha- nı- me- li
            Kırk + ayak = kırkayak----- kır- ka- yak
            Kırklar + eli = kırklareli --- kırk- la- re- li
            Aslan + ağzı = aslanağzı--- as- la- nağ- zı
.......................asla-                    ..........................hanı-                             .................aslan-
nağzı                                          melleri açılmış.                                       ağzı (yanlış)
 
8.ÜNSÜZLERLE İLGİLİ ÖZELLİKLER VE KURALLAR
 
Ses yolundan engele uğrayarak çıkan 21 sestir. Ünsüzlerin söyleniş özelliklerine göre gruplandırılmaları şöyledir:
1.Ses yolundaki oluş yerlerine (çıkakların, boğumlanma yerlerine ) göre:
Dudak ünsüzleri : b,f,p,m,v.
Diş ünsüzleri      : c,ç,d,j,l,s,ş,n,r,t,z.
Damak ünsüzleri: g,ğ,k,y.
Gırtlak ünsüzleri: h
2.Ses tellerinin titreşip titreşmemelerine göre: Ses tellerini titreştirenler “yumuşak ünsüz”, titreştirmeyenler “sert ünsüz” sayılır.
Yumuşak ünsüzler: b,c,d,g,ğ,j,l,m,n,r,v,y,z.
Sert ünsüzler         : ç,f,t,h,s,k,p,ş.
3.Sürekli söylenip söylenmemelerine göre ünsüzler:
Sürekli ünsüzler : f,ğ,h,j,l,m,n,r,s,ş,v,y,z.
Süreksiz ünsüzler: b,c,ç,d,g,k,p,t.
 
 
Süreksiz
Sürekli
Sert
p, ç, t, k.
f, h, s, ş.
Yumuşak
b, c, d, g.
ğ,j,l,m,n,r,v,y,z.
 
ÜNSÜZLERLE İLGİLİ BAZI KURALLAR:
a)Türkçe sözcüklerin başında farklı dahi olsa, iki ünsüz yan yana bulunamaz. Bu tip sözcükler yabancı kökenlidir:
 spor, stres, star, kral, tren, krom, grev...
b)Türkçe sözcüklerin kökünde aynı ünsüzler yan yana bulunamaz. Böyle sözcükler yabancı dillerden dilimize girmiştir:
 millet, şiddet, kuvvet, hiddet, sıhhat, minnet, şirret...
c)Türkçe sözcüklerin sonunda yumuşak ünsüzler (b, c, d, g) bulunmaz. Bunların sertleri olan p,ç,t,k ünsüzleri bulunur:
 Ahmed—Ahmet, kitab—kitap, amac—amaç, ilac—ilaç, cild—cilt, kalb—kalp, derd—dert...
            Ancak yabancı kökenli kimi sözcükler bu kurala uymayabilir:
 ad, od, hac, ring, lig, Rab, diyalog, monolog, arkeolog, jeolog...
d)”c,h,f,l,m,n,p,r,ş,z” ünsüzleriyle birkaç istisna dışında Türkçe sözcüklerle başlamaz. Onlar da Türkçe değildir. Sadece yansımadan türeyenler Türkçedir:
*fındık, ceviz, hasta, liman, masa, nehir, park, radyo, şehir, zaman gibi sözcükler Türkçe değildir.
*Fısıldamak, horlamak, patlamak, zırıldamak, şırlamak gibi sözcükler Türkçedir.
e)Türkçede “b”den önce “n” ünsüzü bulunmaz. “b” kendinden önce gelen “n” ünsüzünü “m”ye dönüştürür. Bu durum yazıda da gösterilir.
Canbaz—cambaz,             çarşanba—çarşamba,        perşenbe—Perşembe, 
penbe—pembe,                   tenbel—tembel,                sünbül—sümbül...
NOT: Bazı bileşik adlar ve yer adları bu kurala uymaz:
Safranbolu, İstanbul, sonbahar, binbaşı, onbaşı...
 
ÜNSÜZLERLE İLGİLİ SES OLAYLARI 
9.ÜNSÜZ YUMUŞAMASI   (ÜNSÜZ DEĞİŞİMİ)
Türkçede sözcük sonunda “b,c,d,g” ünsüzleri bulunmaz. Bunların sert karşılıkları olan “p,ç,t,k” ünsüzleri bulunur. “p,ç,t,k” sert ünsüzleriyle biten sözcüklerden sonra ünlü ile başlayan bir ek gelirse, sözcüğün sonundaki ç--c’ ye, k--g’ yeya da ğ’ ye p--b’ ye, t--d’ ye dönüşür. Sert ünsüzler p,ç,t,k, yumuşak ünsüzlere (b,c,d,g,ğ)ye dönüşmüş olur. Bu duruma ünsüz yumuşaması / sert sessizlerin yumuşaması adı verilir.
 
Sözcük-p,ç,t,k+ünlü/ek       sözcük-b,c,d,g,ğ + ünlü / ek
           
Kitap-ı      —     kitabı            
Dolap-ı     —     dolabı
Çorap-ın   —      çorabın
Cevap-ın   —     cevabın
Ağaç-a      —      ağaca
Borç-u      —      borcu
Yamaç-a    —    yamaca
Kazanç-ımız -    kazancımız
Yurt-umuz —    yurdumuz
Kanat-ın     —    kanadın
Dert-ini       -     derdini
Renk-ine     —   rengine
Büyük-ümüz— büyüğümüz
Gelecek-imiz— geleceğimiz
Bilek-i         —   bileği
Çocukluk-umuz—çocukluğumuz
UYARI: “p,ç,t,k” sert ünsüzleriyle biten özel adlar ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında son sesleri yumuşamaz. (Yumuşama söyleyişte olur, yazılışta olmaz.)
Uşak’a,   Gemlik’e,   Mehmet’i,    Bilecik’i,   İzmit’e,    Ahmet’e,   Zeynep’in,   Serap’a,   Haluk’un Defteri...
UYARI: Tek heceli sözcükler ile çok heceli bazı sözcüklerin yazımında da ünsüz yumuşaması olmadığı görülür. Bu duruma “yumuşamaya aykırılık” da denir.
süt-ü—sütü                      hukuk-u—hukuku                 saç-ını—saçını
millet-in—milletin             kök-ü—kökü                         ticaret-imiz—ticaretimiz
ek-in—ekin                      saat-e—saate                       emniyet-imiz—emniyetimiz  
            üç-üncü—üçüncü
Milliyet, saadet, millet, cumhuriyet, basket, sanat, sepet, merak, cinayet, dost, anıt, at, hiç, kök, ak, sat, süt, çöp, sap, iç…gibi bazı sözcükler de bu kurala uymaz.
*Sözcüğün sonunda “k” ünsüzünden önce “n” ünsüzü varsa “k” ünsüzü “g” olur: renk-i—rengi,     denk-i—dengi...
 
***Dostluk gündüzleri görünmez; o ateşböceği gibi yalnız geceleri parlar.
Güpegündüz alçalan uçağı görmedim.
Korktuğumu belli etmemeye çalıştım.
Yaşlılar ömrün sonbaharındadır; yaşlılar ise, ihtiyarlığa tırmanıştadır.
Mor menevşe boynun eğmiş / Yapracığı suya değmiş.
Susuzluktan dudağı çatlamıştı.
Bu işte onun da parmağı var.
 
 
10.ÜNSÜZ BENZEŞMESİ
(BENZEŞME /SERTLEŞME/ ÜNSÜZ UYUMU)
Sert ünsüzlerle (f,s,t,k,ç,ş,h,p) biten sözcüklere “c,d,g” sesleriyle başlayan bir ek getirildiğinde “c,d,g” yumuşak ünsüzleri sertleşerek ç,t,k olur. Buna ünsüz benzeşmesi denir. Bu ses olayını yazıya geçirmemek yazım yanlışıdır.
           
            Sözcük / f,s,t,k,ç,ş,h,p   + c,d,g /ek
                                                          ç,t,k
            Eklerin
Özgün hali
Yanlış kullanımı
 Benzeşmesi-Doğru kullanımı
 
-de
sokak--da
sokakta
-de
sonuç--da
sonuçta
-den
raf--dan
raftan
-cı
diş--ci
dişçi
-cı
süt--cü
sütçü
-gı
as--gı
askı
-gın
bas--gın
baskın
-ca
dost--ca
dostça
-den
1955’den
1955’ten
 
“c,d,g” ünsüzleriyle başlayan ekler: -ci, -ce, -cik; -di, -de, -den; -gi, -gin, -gen...
UYARI: Türkçede “-ki ve – ken ” hariç hiçbir ek sert ünsüzle başlamaz. Demek ki bu iki ekin dışındaki bütün sert ünsüzle başlayan ekler aslında sertleşmiştir diyebiliriz. Ancak bileşik sözcüklerde ünsüz benzeşmesi aranmaz.
*Akbaba, Akdeniz, Başbakan, dikdörtgen, kuşbaşı, dörtgen, beşgen...
UYARI: Rakamla yazılan sayı ve tarihlere gelen ekler rakamın son seslisine göre şekillenir.
1931’de, 1924’te, 2003’te, 1957’de, 1955’te...
 
Bütün gün sıcaktan piştim.
Hesapta olmayan engellerle karşılaştık.
Barışta ter dökmeyen, savaşta kan döker.
Uzaktan kasabanın ışıkları görünüyordu.
 
11.ÜNSÜZ DÜŞMESİ
Türkçede “k” ünsüzüyle biten sözcüklerden sonra “-cik” eki gelirse sözcüğün sonundaki “k” ünsüzü düşer. Buna ünsüz düşmesi denir. Bu oluşum yazıya da geçer.
            Bebek     → bebe cik
            Ayak      → ayacık
            Çiçek     →   çicecik
            Küçük    → küçücük
Minik     → minicik
Ufak      →   ufacık
Sıcak      → sıcacık
Yuvarlak ® yuvarlacık
Yumuşak ® yumuşacık
·Sonu –k ile biten bazı sıfatlar –l (-la) fiil yapım ekini alırken “k” ünsüzü düşer.
Seyrek — il(mek) — seyrelmek        
Alçak   — ıl(mak) — alçalmak         
Küçük — ül(mek) — küçülmek
Yüksek — il(mek) — yükselmek (yüksek-el-tmek)     
Sıyrık   — l(mak) — sıyrılmak        
Ufak     — ıl(mak) — ufalmak, ufalamak
·Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda da ünsüz düşmesine rastlanır.
Rast—gele     ®   rasgele
Üst—teğmen ®   üsteğmen           
ast— teğmen ®   asteğmen             
ast— subay   ®   assubay
 
·“-mek” ekinden (adeylem türeten ekten) sonra ünlüyle başlayan bir ek gelirse ekin sonundaki “k” ünsüzü düşer. Araya “y” kaynaştırma ünsüzü girer. Bu oluşum yazıya da geçer. Aynı ekle türemiş; ancak eylem anlamını yitirmiş kalıcı adlardan sonra ünlüyle başlayan bir ek gelirse “k” ünsüzü “ğ”ye dönüşür. Bu oluşum yazıya da geçer.
 
Gezmek—gezmeye     (doğru)     — gezmeğe (yanlış yazım)
Anlatmak—anlatmaya (D)           — anlatmağa (Y)
Beklemek—beklemeyi (D)         — beklemeği (Y)
Ekmek(yiyecek) ekmeği (D)        — ekmeyi (Y)
Yemek(yiyecek)—yemeği (D)     — yemeyi (Y)
Çakmak(araç)—çakmağı (D)       — çakmayı (Y)
 
Fotoğrafı ortadan kaldırın. (kalk-mak/ kalktırmak) (Kökte ünsüz değişimi olmuştur.)
 
12.ÜNSÜZ TÜREMESİ      ( ARTMASI / ÜREMESİ / İKİZLEŞMESİ )
Kimi tek heceli sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında veya ünlü ile başlayan bir sözcükle birleştiklerinde bunların sonundaki ünsüzler ikizleşir. Buna ünsüz türemesi denir. Bu oluşum yazıya da geçer.
af—etmek   --- affetmek                   affını           
his—etmek --- hissetmek                hissini        
zan—etmek --- zannetmek              zannımca                              
sır—olmak --- sırrolma                    sırrını                              
            hal—olmak --- hallolmak                 hallettik
hak—etmek--- hakketmek               hakkında
            red--- etmek --- reddetmek
 
 *Türkçede ünlüyle biten kimi sözcüklerden sonra, ünsüzle başlayan bir ek gelince söyleyiş kolaylığı sağlamak amacıyla, sözcüğe yeni bir ünsüz eklenir. Bu oluşum yazıya da geçer Bu ünsüzler kaynaştırma ünsüzü değildir. (Kaynaştırma ünsüzleri de aslında türeyen seslerdir.) Hak—ında ---hakkında
 
bu—dan—bu-n-dan
şu—dan—şu-n-dan
o—dan—o-n-dan
içi—de—içi-n-de
onun evi—onun evi-n-de (ÖZDEBİR)
  
SESSİZLERİ KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER
13.YER DEĞİŞTİRME (GÖÇÜŞME – MATETEZ - SES AKTARMASI)
Halk dilinde, kimi sözcüklerin ünsüzlerinin yer değiştirilerek kullanıldığı görülür. Buna, yer değiştirme, matatez, ses aktarması gibi adlar verilir. Bu durum hem söyleyişte hem de yazıda kusur oluşturur. Bu ses olayının yazıya yansıması yazım yanlışı kabul edilir.
            Örnek:
            Doğru            Yanlış
            Kirpik    →     kiprik
            Yalnız    →    yanlız
            Köprü    →     köprü
            Toprak    →   torpak
   Kirpi      →    kipri
            Yanlış    →    yalnış
            Kibrit     →    kirpit
   Ekşi       →    eşki
   Çömlek →    çölmek
   Öğretmek→ örgetmek
   Lanet     →    nalet
 
 

           
 
   
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=