TÜRKÇE KAYNAK SİTESİ - SÜLEYMAN GÜRSOY
 
  ANA SAYFA
  VİDEOLAR
  Yazı-Şiir
  Okulumuzdan Görüntüler
  Sözcükte Anlam
  Cümlede Anlam-1
  Cümlede Anlam-2
  Paragrafta Anlam
  Ses Bilgisi
  BÜyük Harflerin Kullanımı
  Bileşik Sözcüklerin Yazımı
  İkilemeler
  Sözcükte Yapı
  Yazım Kuralları
  Noktalama İşaretleri
  ADLAR
  İsim Tamlamaları
  SIFAT
  ZAMİR
  BELİRTEÇ
  EDAT(İLGEÇ)
  BAĞLAÇ
  Eylemler
  Eylemde Yapı
  Ek eylem
  Eylemsiler
  Eylemde Çatı
  Cümlenin Ögeleri
  Cümle Çeşitleri
  Anlamlarına Göre Cümleler
  Cümlede Yapı
  Anlatım Bozukl.1
  Anlatım Bozukl.2
  Anlatım Biçimleri
  Söz Sanatları
  100 Temel Eser (İlköğr.)
  Atatürk Köşesi
  8A
  8B
  8C
  7A
  7C
Anlamlarına Göre Cümleler
ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER
Değişik duygu, düşünce ve haberleri aktarmak amacıyla cümleler oluştururuz. Amacımızın (aktarmak istediklerimizin) ifadesi her zaman aynı doğrultuda olmaz. Bu nedenle cümleler anlam bakımından birçok türe ayrılır.
 
A) OLUMLU CÜMLE                                                         
Fiil cümlelerinde yüklemin bildirdiği işin yapıldığını veya yapılacağını, isim cümlelerinde ise bir nesnenin ya da durumun “var” olduğunu gösteren cümlelerdir.
Tren geldi.
Adamcağız çok dertliydi.
İçeride üç kişi var.
Çocuk çok akıllı.
Derin derin nefes alıyor, açılmaya çalışıyordu.
Herkes sevinçten uçuyordu.
Hasta yorgunluktan bitkindi.
Sana kardeşinin seni aradığını söylemeyi unuttuk.
Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. (Atatürk)
Ben; sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim. (Atatürk)
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. (Atasözü)
“Orda bir köy var uzakta / O köy bizim köyümüzdür.” (A.Kutsi Tecer)
 
B) OLUMSUZ CÜMLE                                                   
Yüklemin bildirdiği işin, oluşun, durumun gerçekleşmediğini anlatan cümleler olumsuzdur. Olumsuz cümleler de olumsuz fiil cümlesi ve olumsuz isim cümlesi olmak üzere iki grupta incelenebilir.
1.Olumlu fiil cümleleri fiilin sonuna “-me, -ma,” olumsuzluk eki getirilerek olumsuz fiil cümlesine dönüştürülür.                                                                                                        
2.Olumlu isim cümleleri “yok”,“değil” sözcükleriyle ya da “-sız” ekiyle olumsuz yapılır.
3.İçinde “ne...ne” bağlacı bulunan cümleler de anlamca olumsuz cümleler kurar.
Sizinle uzun süredir görüşmemiştik.          
Bana sudan bahaneler yaratma.                
Anlatılanları içinizde anlayan yok.            
Yapılanların hiçbiri güzel değil.               
Arkadaşlarımın hepsi vefasızdı.                 
Sizin aradığınız öğrenci ben değilim.                  
Bundan sonra ne görüşelim ne konuşalım.         
►Olumsuz cümlelerin bazıları olumlu anlam taşıyabilir. Bunlara biçimce olumsuz, anlamca olumlu” cümle denir. Yüklemi olumsuzluk eki almadığı halde olumsuzluk anlamı veren cümleler de vardır.
Buna göre cümleleri dört grupta toplayabiliriz:
1.Biçimce olumlu, anlamca olumlu,
2.Biçimce olumsuz, anlamca olumsuz,
3.Biçimce olumlu, anlamca olumsuz,
4.Biçimce olumsuz, anlamca olumlu.
 
►Yükleminde ”-me,-ma” olumsuzluk eki bulunan fiil cümleleri ve yine yükleminde değil,  yok ve -sizekiyle türemiş sıfatlar bulunan isim cümleleri biçimce olumsuz cümlelerdir.                 
Halden anlayana, canım kurban olsun.      (biçimce olumlu, anlamca olumlu)
Bu sorunların çözüleceğine inanyorum. (biçimce olumsuz, anlamca olumsuz)
Ben öyle şeyler söyler miyim hiç?              (biçimce olumlu, anlamca olumsuz)
Bu gelişmelerden habersiz değil.              (biçimce olumsuz, anlamca olumlu)
Evde oturduğum süre içinde hiç sigara içmiş değilim.
Boynuna sarılarak gitmesine müsaade etmedim.
Gökyüzünde koskocaman bir aydan başka bir şey yoktu.
Pencereyi açtığımda dün ektiğim çiçekleri bahçede göremedim.
 
OLUMLU CÜMLELERİ OLUMSUZA, OLUMSUZ CÜMLELERİ OLUMLUYA ÇEVİRMENİN ÜÇ KURALI VARDIR:
1.KURAL : İki olumsuz öğe art arda gelirse “anlamca olumlu cümle oluşur:                         
Bunu ben de bilmiyor değilim.                                                                                                        
Sakıp Ağada para yok değil ya!                                                                                                        
Aslında bunu bilmiyor değil.
Bana sorarsanız anlayışsız değil.
İnan bana bu mağazada yok yok.
Bizim düşüncelerimize katılyor değil.
Böyle bir yanlışlığı görmeyecek değil.
2.KURAL: “mi” soru eki,“sanki” edatı, “gel de” zarfı, “kim” zamiri, “ne” zamiri, “ne...ne” bağlacı,   biçimce olumlu cümleleri anlamca olumsuza, biçimce olumsuz cümleleri anlamca olumluya çevirir.
Ben öyle şey yapar yım hiç?
Onun nasıl biri olduğunu bilmez miyim hiç?
Bütün insanları sadece sen mi tanıyorsun?
Ayşe başarılı mı sanki...
Ayşe başarılı değil mi sanki...
Gel de bu adama kızma.
Gel de bu adama inan!
Baklavayı kim sevmez!
Hayırsız evladı kim sever!
Sen bu işten ne anlarsın.
Bu çocuk ne sporu seviyor, ne müziği.
           
UYARI: “ne...ne” bağlacı olumluyu olumsuza çevirir; ama olumsuzu ulumluya çevirmez.
3.KURAL: “-siz” eki almış ad soylu sözcükler, anlamca olumsuz cümleler kurar.
Bu çocuk duyarsız. (Biçimce de anlamca da olumsuz.)
Bu çocuk duyarsız değil. (Duyarlı / biçimce olumsuz, anlamca olumlu.)
 
UYARI: Toplumca benimsenmeyen, olumsuz karşılanan nitelik ve tavırları, burada sözü edilen olumluluk veya olumsuzlukla karıştırmamak gerekir.
                                    ----------------0-----------------
Artık, orada ne bir ağaç ne bir canlı yaşamaktadır.
Dersleri dinlemiyor değilsiniz aslında.
Bu sınavı kazanınca az çalışmadım.
Bu topluluğun tiyatroculuğumuza etkisi olmamıştır.
Bütün insanları sadece sen mi tanıyorsun!          
Bizim düşüncelerimize katılmıyor değil.
Onun okula geldiğini ne gören var, ne duyan.
Onun benim hakkımda ne düşündüğünü bilmiyor değilim.
 
UYARILAR
1.Biçimce olumlu her cümle anlamca olumlu olmayabilir.
2.Biçimce olumsuz olan her cümle, anlamca olumlu olabilir.
3.Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük tekse, o cümle biçimce de anlamca da olumsuzdur.
4.Bir cümlede olumsuzluk bildiren ek ya da sözcük iki tane ise, o cümle biçimce olumsuz anlamca olumludur.
5.Biçimce ve anlamca bir ad cümlesinin anlamını değiştirmeden cümleyi, biçimce olumsuz yapmak için yüklem olan adın karşıtıyla birlikte cümlenin sonuna “değil” sözcüğü getirilir.
Oraya bıraktığım çubuk uzundur.          (biçimce olumlu, anlamca olumlu)
Oraya bıraktığım çubuk kısa değildir..    (biçimce olumsuz, anlamca olumlu)
Buraya geldiğimde karnım toktu.             (biçimce olumlu, anlamca olumlu )
Buraya geldiğimde karnım aç değildi.      (biçimce olumsuz, anlamca olumlu)
           
6.Biçimce ve anlamca olumlu bir fiil cümlesinin anlamını değiştirmeden cümleyi, biçimce olumsuz yapmak için yükleme “-me, -ma” olumsuzluk ekiyle birlikte cümlenin sonuna “değil” sözcüğü getirilir.
Karşılaştığımız zaman ona hal hatır soruyorum.     (biçimce olumlu, anlamca olumlu)
Karşılaştığımız zaman ona hal hatır sormuyor değilim.(biç.olumsuz, anlamca olumlu)
 
OLUMSUZ CÜMLE ÖRNEKLERİ:
Eylem cümlelerinin olumsuz biçimi yükleme getirilen “-me”olumsuzluk ekiyle oluşturulur.
 
İtibar, insanın canı gibidir. Bir kere çıktı mı bir daha dönmez. (Pubillus SYRUS)
Ün, rüzgara benzer; her zaman aynı yöne esmez. (DANTE)
Tarih yalnız fırtınalardan bahseder, güzel havalardan bahsetmez. VOLTAİRE
İşinin esiri olan insan, başkasının esiri olmaz. CARLYLE
Kaşığı herkes yapar; ama sapını ortaya getiremez. ATASÖZÜ
 
Ad cümlelerinin olumsuzu ise “değil” sözcüğü ile yapılır.
Kendisi için olduğu kadar, düşmanları için de özgürlük hakkını istemeyen ve kabul etmeyen bir kimse özgür olmaya layık değildir. G. GRUN
Geçmiş, bir kova külden başka bir şey değildir. Carl SANDBURG
Bir zincirin hepsi birden, onu oluşturan halkalardan daha kuvvetli değildir. Paul NYSSEN
 
Yüklemi var sözcüğünden oluşan ad cümlelerinin olumsuzu “yok” sözcüğüyle yapılır.
Karakterin büyük olmadığı yerde büyük adam yoktur. Romain ROLLAND
Utanması olmayanın kendi de yoktur. PLAUTUS
Ümidini kaybetmiş olanın başka kaybedecek bir şeyi yoktur. BOİSE
 
 SORU CÜMLESİ                                    
Yüklemin gösterdiği hareketin, işin, oluşun yapılıp yapılmadığını ya da olup olmadığını soru yoluyla bildiren cümlelerdir. Soru cümleleri, olumlu ya da olumsuz nitelik taşıyabilir:
Kitabınız yayımlandı mı?                          (olumlu soru cümlesi)
Kitabınız yayınlanmadı mı?                      (olumsuz soru cümlesi)
Gençler, kitap okumaya yöneliyor mu?    (olumlu soru cümlesi)
Gençler, kitap okumaya yönelmiyor mu? (olumsuz soru cümlesi)
           
Cümleye soru anlamı şu yollarla kazandırılır:
1.”mi soru edatı”ile
2.Soru sıfatları,
3.Soru zamirleri,
4.Soru zarfları ya da vurgulama yoluyla.
 
1.Soru Edatı “mi”ile:
Necati Cumalı’nın yapıtlarını incelediniz mi?
Birinci yazılıda sorulacak bunlar?
Akşam geliyor musunuz?
Uyarı: İçinde “mi” geçen her cümle soru cümlesi değildir. Çünkü “mi” başka işlevlerle de kullanılmış olabilir.
Güzel mi güzel bir hava vardı.
Zamanında kalktın yetişirsin.
Onunla gitsem mi gitmesem mi bilemiyorum.
2.Soru sıfatı ile:
Soru anlamının bir sıfatla sağlandığı cümlelere verilen cevap, bir sıfat tamlamasıyla başlamaya uygundur.
Hangi katta oturuyorsunuz?
Nasıl bir şey bakmıştınız?
Benimle ne konuda konuşacaktınız?
Öğrencilere kaçar kalem verdiniz?
Seni hangi rüzgar attı buraya?
3.Soru Zamiri ile :
Soru anlamının bir zamirle sağlandığı cümlelere verilen cevap, bir zamirle ya da adla başlamaya uygundur.
Hangisi söyledi bunu?
Bu eşyaları kim koydu buraya?
Öğrencilerin kaçı zayıf aldı?
Getirdiklerinizi nereye bıraktınız?
4.Soru Zarflarıyla :
Soru zarfları eylemin nasıl, ne zaman, niçin...yapıldığını anlamaya yönelik sorulardır.
Sınava nasıl hazırlanmıştınız?
Dünden beri ne surat asıyorsun?
Dün toplantıya neden katılmadın?
Arkadaşına bunları niçin anlatmıyorsun?
 
UYARI: 1.Hem soru sözcüğü hem soru eki alan cümlelerde soru anlamı soru ekiyle sağlanır.
Onun nerede olduğunu biliyor musun?
2.Cümlede birden fazla soru sözcüğü varsa, soru anlamı, yükleme yakın olanıyla sağlanır.
Kaç lira kazandığını niçin saklıyorsun?
 
Soru cümleleri anlam yönünden iki kümede incelenebilir:
  • Gerçek soru cümlesi
  • Sözde soru cümlesi
GERÇEK SORU CÜMLESİ                             
Sorunun yöneltildiği kişiden yanıt bekleyen soru cümleleridir. Sonuna daima soru işareti konur.
*İçinizde Pamukkale’yi kim gördü?
*Bunu kaça aldın?
*Sınavlar ne zaman başlıyor?
*Kazandığım parayı canımın istediği gibi harcamayacak mıyım?
 
SÖZDE SORU CÜMLESİ                                  
Yanıt gerektirmeyen, aslında bir şey sormayı amaçlamayan soru biçimindeki cümlelerdir. Bu tür cümlelerin yanıtı kendi içindedir. Sözde soru cümleleri “beklenmezlik, onaylatma, şaşma, reddetme, kararsızlık, beğenme...”gibi anlam özellikleri taşırlar ve cevap gerektirmezler.
Bu havada yola çıkılır mı hiç?
İnsan arkadaşlarını arada bir aramaz mı hiç?
Ne giyeceğimi sana mı soracağım?
Bundan güzel soru mu olur?
Nedir senden çektiğim? (utanç)
Buna can mı dayanır? (acıma)
Bunu ben söyler miyim? (reddetme)
Geleceksin değil mi? (onaylatma)
Seni özlemez olur muyum? (kesinlik)       
Bunun hesabını sizden sormaz mıyım?
Hani o eski günler? (özlem)
İnsan bunu bilemez mi? (kınama)
*Buna bu kadar para verilir mi? (küçümseme)
Paranın lafı mı olur? (önemsememe)
Şunu verir misiniz? (rica, istek)
Konuşmadan dinler misiniz? (emir)
Ben size evden çıkmayın dememiş miydim
O sözü ben mi söylemişim. (reddetme)
Ayakkabı boyacılığı da iş mi? (küçümseme)
Tam o anda babam karşımıza çıkmasın mı? (şaşırma)
Senin çalışkan olduğunu bilmez miyim? (onaylama)
Elli bin lira harçlık kime yeter ki? (azımsama)
Düşman ya mütarekeyi dinlemezse?
Kapıyı açar mısınız? (istek)
İnsan onu hiç arayıp sormaz mı? (kınama)
Böyle bir sahtekara para mı kaptırırım?
Bunun kaç para ettiğini senden mi öğreneceğiz?
Ben şimdi babası ölen birine nasıl başsağlığı dilerim.
Benim öğrencilerimi sevmediğimi kim iddia edebilir?
Bu haksızlıklar karşısında hangi insan sinirlenmez?
*Ben yaptığımı bilmez miyim hiç?
Bunlar yaşamın cilveleri değil mi?
Grip, zaten bir haftada iyileşmiyor mu?
O yazarı tanımaz olur muyum hiç?
 
KOŞUL CÜMLESİ                                                           
Koşul anlamı içeren cümlelerdir. Dilek şart kipiyle, şart bileşik zamanıyla veya ekfiilin şartıyla çekimlenen fiillerle kurulur.
Borcunu öderse senedini alır.
Köye gidersem istediğin şeyi getiririm.
Zamanında çıkarsan derse yetişirsin.
Çalışırsan sen de kazanırsın.
Yerindeyse onu görürüz.
 
DİLEK CÜMLESİ                                            
Yüklemi dilek şart kipiyle (-sa, -se) çekimlenmiş cümlelere denir.
Bu gece bir de kar yağsa.
Bayramda dayımlar da gelse.
Erken çıkıp otobüse yetişebilsek.
Onlarla birlikte tatil yapsak.
 
İSTEK CÜMLESİ                                    
Yüklemi istek kipiyle (-e, -a) çekimlenmiş cümlelere denir.
Akşam sinemaya gidelim.
Bu kalemden birini de ben alayım.
Pazar günü de çalışsanız.
 
GEREKLİLİK CÜMLESİ                          
Yüklemi gereklilik kipiyle (-meli, -malı) çekimlenmiş cümlelere gereklilik cümlesi denir. Bu tür cümleler işin, yargının yapılmasının gerekli olduğunu anlatırlar.
Siparişleri bugün akşama yetiştirmeliyiz.
Sınavı kazanmak için planlı çalışmalıyız.
Büyüklerine saygıda kusur etmemelisin.
Bu toplantıda biz konuşmalıyız.
Onlara ne olduğumuzu göstermeliyiz.
 Uyarı: Bazı cümlelerde yüklem gereklilik kipiyle çekimlenmediği halde gereklilik anlamı bulunabilir.
Bahçedeki fidanları budamamız lazım.
Tatlı için üç kilo şeker almanız gerekiyor.
Onu da araman icap ederdi.
Burada beklemek zorundayım.
Uyarı: Yüklemi gereklilik kipiyle kurulmuş her cümle gereklilik anlamı taşımaz.
Işıklar yanmıyor, çocuklar uyumuş olmalı.(olasılık)
Gönderdiğim parayı almış olmalı. (olasılık)
Şimdi sıcak bir çorba olmalı. (istek)
 
ÜNLEM CÜMLESİ                                          
Bir nedene bağlı olarak heyecan, korku, sevinç, şaşkınlık, onaylama, özlem, üzüntü, kızgınlık ...gibi duygular içeren ve değişik ruhsal durumları anlatan cümlelere ünlem cümlesi denir.
Ahh! O kadrini bilmediğim günler!
Nasıl da ağlıyor, yalvarıyor!
Heyy! Ne yapıyorsun orada?...
Bu ne güzellik!
Aman Allahım! Kim kırdı bunu?
Hey yaradanım! Ne büyük mutluluk!
Eyvah! Çocuk boğulacak.
Çocuk düşecek, eyvah!
Rütbesi mi? Anadan doğma paşa!
   
 EMİR (BUYRUK) CÜMLESİ                           
Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelere emir cümlesi denir. Emir kipinin 1.tekil ve çoğul çekimleri yoktur.
Evde kal, dersine çalış.
Bahçedeki çiçekleri de sulasın.
Kapıyı kimseye açmayın.
Çabuk buraya gelin
Onu buraya getirin
 Onlara söyle, sobayı yaksınlar.
Uyarı: “-acak, -ecek” ekiyle çekimlenmiş bazı fiiller, emir anlamı taşıyabilir.
Ben dönene kadar çıkmayacaksın. (çıkma)
Bunlara sen de katılacaksın. (katıl)
*Yüklemi emir kipiyle çekimlenmiş cümlelerden bazıları emir anlamının dışına çıkarak rica, hatırlatma, dilek... anlamları taşıyabilir:
Allah size sabırlar versin.
Hepinize kolay gelsin.
Söylediklerimi sakın unutma.
Bunları kafana takma.
 

 
   
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=