TÜRKÇE KAYNAK SİTESİ - SÜLEYMAN GÜRSOY
 
  ANA SAYFA
  VİDEOLAR
  Yazı-Şiir
  Okulumuzdan Görüntüler
  Sözcükte Anlam
  Cümlede Anlam-1
  Cümlede Anlam-2
  Paragrafta Anlam
  Ses Bilgisi
  BÜyük Harflerin Kullanımı
  Bileşik Sözcüklerin Yazımı
  İkilemeler
  Sözcükte Yapı
  Yazım Kuralları
  Noktalama İşaretleri
  ADLAR
  İsim Tamlamaları
  SIFAT
  ZAMİR
  BELİRTEÇ
  EDAT(İLGEÇ)
  BAĞLAÇ
  Eylemler
  Eylemde Yapı
  Ek eylem
  Eylemsiler
  Eylemde Çatı
  Cümlenin Ögeleri
  Cümle Çeşitleri
  Anlamlarına Göre Cümleler
  Cümlede Yapı
  Anlatım Bozukl.1
  Anlatım Bozukl.2
  Anlatım Biçimleri
  Söz Sanatları
  100 Temel Eser (İlköğr.)
  Atatürk Köşesi
  8A
  8B
  8C
  7A
  7C
Sözcükte Yapı
SÖZCÜKTE YAPI
Bu bölümde sözcüğün kökü, eki, gövdesi ile basit, türemiş ve bileşik sözcükler üzerinde durulacaktır.
Sözcükte yapı denildiğinde anlaşılması gereken sözcüğün basit mi, türemiş mi, bileşik mi olduğudur.
Dolayısıyla sözcükler yapısal özelliklerine göre:
1) Basit yapılı sözcükler
2) Türemiş yapılı sözcükler
3) Bileşik yapılı sözcükler
olarak sınıflandırılır. Bundan önce kök ve ek kavramları üzerinmde duralım.
 
KÖK:
●Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan, daha küçük parçaya ayrılmayan öğesidir.
●Bir sözcüğün aldığı her türlü ek atıldıktan sonra geriye kalan anlamlı parçaya kök denir. Ancak kökteki anlam ile sözcüğün tümündeki anlam arasında bir ilişki olması gerekir.
            Gözlükte      göz-lük-te
            Anıtta           an-ıt-ta
Anılarını       an-ı-lar-ı-n-ı
çırpıntılar     çarp-ıntı-lar
ağaçlık         ağaç-lık
yolcu            yol-cu
yaşlılık         yaş-lı-lık
●Dilimizdeki kök sözcüklerin büyük bir bölümü tek hecelidir. İki ya da üç heceli kök sözcüklerin sayısı azdır.
Tek heceli kök sözcükler: su, cam, çık, bak, gör...
İki heceli kök sözcükler : çuval, duvar,
Üç heceli kök sözcükler :çekirdek, çerçeve, pencere,
 
KÖKLER SÖZCÜK TÜRÜ BAKIMINDAN İKİYE AYRILIR:
1.Ad (isim) kök:Bir nesneyi veya kavramı karşılayan ad ya da ad soylu sözcüklerdir. Bu kökler “-mek, -mak” mastar eki almazlar. Yansıma sözcükler de ad kökü sayılır.
Yel, su, kum, ev, çil, baş, göz, gün, insan, el...
            Güneşlik ® gün-eş-lik
            Düzeldi    ® düz-el-di
            Kumsalda® kum-sal-da
NOT: Doğadaki çeşitli varlıklardan veya doğa olaylarından kaynaklanan seslerin taklidi yoluyla oluşturulan sözcüklere yansıma sözcükler denir. Yansıma köklerin tek başına bir anlamı yoktur. Bunlara yapım eki getirilerek anlamlı sözcüklere elde edilir. Yansıma kökler de aslında ad köküdür. Ancak bu ad köklerinden yapım eklerinin yardımıyla ad veya eylem elde edilir.
Hor – la (mak) → eylem
Hav – la (mak) → eylem
Pat –ır – tı        → ad
Gür – ül – tü     → ad
Fısıldamış® fıs-ıl-da-mış
Tıklatmış ® tık-la-t-mış
Şarıldıyor→ şar-ıl-da                                                      
2.Fiil kökleri: İş, oluş, hareket ve durum bildiren köklerdir. Eylemleri karşılayan kök sözcüklerdir. Bunlar –mak (-mek) mastar eki alabilirler.
Ara (mak), gül (mek), say (mak), böl (mek), oku (mak)…
            Yığın          yığ (mak)
            Üzgünüm   üz (mek)
Basamak    bas (mak)
 
UYARI 1: Kök sözcükler bazen kendi içinde anlamlı bir parçaya bölünüyor görünebilir. Bu durumda bölünebiliyor gibi görünen parçalar arasında bir anlam ilişkisi olup olmadığına bakılır. Arada bir anlam ilişkisi kurulamıyorsa o sözcük daha küçük parçalara ayrılamaz, köktür.
            Çanta®   kökü çan olamaz
            Kumar® kökü kum olamaz
            Balık®   kökü bal olamaz
            Balta®   kökü bal olamaz
            Bal-ık, yaz-ık, ok-ulumuz, göl-ge olamaz
 
UYARI 2: Yabancı dillerden Türkçeye girmiş olan sözcükler, Türkçe yapım ve çekim ekleri çıkarıldıktan sonra kök (basit) sözcük sayılır.
            Politikacı       — politika-cı
            Futbolumuzu — futbol-umuz-u
            Pilotlarımız    — pilot-lar-ımız
            Radyoculuk    — radyo-cu-luk
            Televizyonlarımız—televizyon-lar-ımız
 
UYARI 3: Dilimizde tek başına iken hem fiil hem isim anlamı düşündüren kökler de vardır. Bunlara “ikili kök” denir. Bunlara da kendi arasında ikiye ayrılır:
 
1)ORTAK KÖKLER:
Bir anlamıyla ad, diğer anlamıyla da fiil olabilen ve aralarında anlam ilgisi olan kök sözcüklere ortak kök denir: kuru, eski, yama, sıva, boya, savaş, barış, güreş, ekşi, şiş, toz, ağrı, acı, dik, göç, tat,...
Evin sıvası dökülmüş.
Bu duvarı babam sıvadı.
İki kutu beyaz boya alın.
Hafta sonunda pencereleri boyayacağım.
Ortalık toz içindeydi.
Bu kum yol da taşıtlardan dolayı iyice tozdu.
 
2)SESTEŞ KÖKLER:
Aralarında anlam ilgisi olmayan; sadece yazılışları ve okunuşları aynı olan kök sözcüklerdir. Bu tür kökler farklı türlerden olabileceği gibi aynı türden de olabilir.
            Kahvaltıda çay içtim.
Buna dereyi geçip çayda boğulmak denir.
            Bu konuyla ben ilgilenirim.
            Yüzündeki ben onu daha güzel gösteriyor.
            Yan komşum birazdan gelecek.
            Ateşlerde yan benim gibi.
Bu yaz bana mektup yaz.
Vazodaki beyaz gül solmuştu.
Surat asmayı bırak da biraz gül.
 
 
EKLER
Sözcüklerin kök veya gövdelerine gelerek onların cümledeki görevlerini belirleyen, onlara değişik anlamlar katan ya da onlardan yeni sözcükler türeten ses veya ses birimlerine ek denir.
Türkçede ekler iki ana grupta incelenir:
1.Çekim ekleri
2. Yapım ekleri
I.ÇEKİM EKLERİ
Sözcüklerin kök ve gövdelerine gelerek cümle içindeki diğer sözcüklerle anlam ilişkisini belirleyen eklere çekim eki denir.
A) ADLARA GELEN ÇEKİM EKLERİ            
1.Adın durum ekleri                                                
2.Tamlayan ekleri
3.İyelik ekleri
4.Çoğul ekleri                                                                  
5.İlgi zamiri
6.Adlar da ekfiil alırlar
7.Eşitlik eki (yapım eki olarak değerlendiriliyor)
 
B) EYLEMLERE GELEN ÇEKİM EKLERİ
1.Kip ekleri,    
2.Kişi ekleri
3.Olumsuzluk eki
4.Soru eki
5.Ekfiiller                    
 
A) ADLARA GELEN ÇEKİM EKLERİ
Adlara eklenerek diğer sözcüklerle anlam ilişkisi kuran eklerdir.
1.Adın durum ekleri: -i, -e, -de, -den
Adlara eklenerek belirtme, yönelme, bulunma, çıkma anlamları kazandıran eklerdir.
-i (belirtme)      kitabı   ver
-e (yönelme)     kitaba uzan
-de (bulunma)   kitapta var
-den (çıkma, ayrılma) kitaptan araştır
 
►“-de” durum eki, kimi zaman da zarf tümleçleri oluşturur:
Oraya ilkbaharda gitti.
Çocukluğunda İzmir’e gitmişti.
Günün birinde onunla karşılaşırız.
Tren geldiğinde ben henüz köprüdeydim.
 
►“-den” durum eki cümleye çeşitli anlamlar katar ve çeşitli görevler üstlenir:
Zavallı yalnızlıktan iyice bunalmıştı. (neden-sonuç ilişkisi)
Sorulardan birini boş bıraktım.(tamlayan eki görevinde)
Bayramınızı en içten duygularımla kutlarım.(sıfat)
Bana da çok içten davrandı. (zarf yapmış)
 
UYARI:
Türkçede “göz-de, gün-de-lik, top-tan-cı, can-dan” gibi kelimelerdeki -de ve -den eklerinin yapım eki olduğu unutulmamalıdır. Bu ekler sıfat türeten eklerdir.
Metin Oktay gözde futbolcularımızdandı.
Sudan bir sebeple toplantıya katılmamıştı.
Bu inşaatı sıradan bir mühendise veremem.
Kanarya, telden bir kafesin içinde ötüyordu. (-den eki eklendiği kelimeyi sıfat görevine  sokmuştur.)
Sıradan bir roman olduğunu hemen anladım.
Toptan alışverişte indirim yapıyorlar.
Sözde nedenler bulup ağlayacak, sitemler edeceksin.
Ankara’da uzaktan akrabalarım var.
Yalandan haber
 
2.Tamlayan ekleri (Adın ilgi eki de denir)
Belirtili isim tamlamalarında tamlayanın aldığı eklerdir. Tamlayanın birinci tekil ve birinci çoğul kişi zamiri olması durumunda tamlayan eki “-im” olur
tamlayan tamlanan
Ev - in     merdiven-i
sınıf-ın     tahta-s-ı
ben- im    kalem -im              
sen- in     kalem-in                
o-n- un    kalem-i
biz - im    kalem-imiz
siz - in     kalem-iniz                                
onlar-ın    kalem-leri
 
*Bazı kullanımlarda “-den” eki, tamlayan eki “-in’in yerini tutar.
Çocuklar-dan birkaçı
Bu sorulardan hangisine cevap verebilirsiniz.
Yukarıdakilerdenüçünü ona, ikisini bana vermelisin.
 
-im ekinin işlevi konusunda dikkatli olunmalıdır. Çünkü “–im” eki ayrıca yapım eki ve ekfiilin birinci tekil kişisi olarak da karşımıza çıkmaktadır.
Ben-im(ilgi eki)   kalem-im(tamlanan/ iyelik eki) eki,
Çözüm, ölüm, tüketim, kırım...(-im eki yapım ekidir.)
İyiyim, çalışkanım, (ekfiil eki)
Gözüm, başım, sazım, canım...(-im eki iyelik ekidir)
 
-in (-ın, -un, -ün) eki hem yapım, hem çekim eki olarak kullanılabilir.
Basın, yayın, ekin, akın (yapım eki)
Çağın sorunları çözülecek gibi değil. (çekim eki)
 
3.İyelik ekleri:
Eklendiği sözcüğün kime, neye ait olduğunu belirten eklerdir. Belirtili ve belirtisiz ad tamlamalarında tamlananın almış olduğu eklerdir. Bu ekler sadece ad soylu sözcüklere getirilir.
Tamlayan  tamlanan
Benim       kalem—im                      çanta - m
Senin        kalem—in                       çanta -   n
Onun        kalem—i                          çanta-s- ı
Bizim        kalem—imiz                    çanta - mız
Sizin         kalem—iniz                      çanta - nız
Onların    kalem—leri                      çanta - ları
 
4.Çoğul ekleri:
Sözcüklere çokluk anlamı kazandıran eklerdir: -ler, -lar.
Sokak-lar, kuş-lar, çiçek-ler...
 
UYARI: ►-ler, -lar eki sözcüklere çoğul anlamının dışında başka anlamlar da kazandırır. Abartma, saygı, benzerlik, aşağı yukarı, ona yakın anlamı verir ; ”-gil” ekinin yerine de kullanılır.
Hasta ateşler içinde yanıyordu.
Sınavı için sabahlara kadar çalıştı. (abartma)         
Müdür Bey’ler sizi görmek istiyor. (saygı)
Daha nice Fatihler yetiştireceğiz. (benzerlik)
Üç aydır ablamlarda kalıyorum. (ablamgilde)
Yeğenim iki yaşlarında olmalı. (aşağı yukarı, ona yakın)
Yarışmayı beş yaşlarında bir çocuk kazandı.
Saat yedi sularında orada olmalıyız.
Üç kardeş annelerini geç vakte kadar bekledi.
Bu çocuk için Ankaralar’a kadar gittik.
Çocuğun derileri pul pul soyuluyordu.
Onu karşımda görünce adeta dünyalar benim oldu.
 
5.İlgi zamiri /aitlik eki(-ki):
Belirtili isim tamlamalarında tamlanan durumundaki adın yerine geçen ektir.
Senin kalemin bu kalemden daha iyi.
Senin        ki      bu kalemden daha iyi.
Benimki de bu kazak gibi.    /       Onunki mavidir.
Odanın boyası beyaz, mutfağınki sarıydı.    /    Senin yazın iyi, benimki kötü.
 
“-ki eki” ilgi eki olmanın dışında sıfat yapan ektir de. İkisini karıştırmamalıyız.
Elimizdeki kitapları temiz tutmalıyız.
Akşamki filmi beğendin mi?
İleriki günlerde bu evden taşınacağız.
 
6.Ekfiil:
Ekfiil ad soylu sözcüklere gelerek onların yüklem olmalarını sağlar.
Seni arayan bendim.
Onda bulamadığım en önemli şey sevgiydi.
Sınıfta kimse yokmuş.
 
7.Eşitlik Eki:
İsim soylu sözcüklere gelip onlara değişik anlamlar katan ve anlama bağlı olarak onları sıfat, zarf yapan –ce, -ca (-çe, -ça) ekleridir.
 
►-ce, -ca eki isimlere “göre, gibi, kadar, birliktelik, benzerlik...” anlamları katar.
Böyle çocukça davranmamalısın. (benzerlik)
Sınıfça geziye gittik. (topluluk)
Kiloca o daha şişmandı. (karşılaştırma)
Bence bu işin böyle olması doğru değil.
Bence bu kazak daha güzel. (kanaat)
İnsanca davranmasını biliyordu.
Çocuğu iyice dövmüşler. (pekiştirme)
Onca işim arasında seni mi düşüneyim? (derecelendirme)
Parasını gönlünce harcadı.
Nihayet güzelce bir ev buldu.
Paraları büyükçe bir taşın altına koydu. (küçültme)
Bu duruma yazarlarca açıklık getirildi.
 
2-B-EYLEMLERİN ALDIĞI EKLER:
1.Kip ekleri:
Haber kipleri ve dilek kipleri ekleri de çekim ekidir.
Haber kiplerinin aldıkları ekler:
-di, -miş, -yor, -ecek, -( e)r
Dilek kiplerinin aldıkları ekler: 
-e/-a, -se/-sa, -meli/-malı
 
2.Kişi ekleri: Fiillere kişi anlamı katan eklerdir. Bazı kiplerde farklılık gösterebilirler.
gel-di-                    
gel-di-n                       
gel-di
gel-di-k
gel-di-niz
gel-di-ler
gel-eceğ-im
gel-ecek-sin
gel-ecek
gel-ecek-iz
gel-ecek-siniz
gel-ecek-ler
 
Not:Ad soylu sözcükler yüklem olduklarında kişi eklerini alırlar.
Başarılı idi—m
Başarılı idi—n
Başarılı idi
Başarılı idi—k
Başarılı idi—niz
Başarılı idi—ler
 
3.Olumsuzluk Eki (-me, -ma):
Kip eklerinden önce gelerek eyleme olumsuzluk anlamı katar.
“—me, (-ma)” eki ünlü daralmasına uğrayarak “-mı, -mi, -mu, -mü” biçimine dönüşebilir.
Geldi        → gel —me—di
Soruluyor → sorul—mu--yor
Gülüyor   → gül ——yor
   Kalıyor      kal   - mı-   yor
 
4.Soru eki -mi (-mı, -mu, -mü): Kendinden önceki sözcükten ayrı, kendisinden sonra gelen eklere bitişik yazılır. Kişi ekinden önce geldiği gibi kişi ekinden sonra geldiği de olur.
Benimle gelecek misin?
Bu konuları biliyor musunuz?
Sizi görünce size konuşmadı ?
 
UYARI:“-me, -ma” eki isim ve isim-fiil yapma ekidir de. Olumsuzluk eki olan –me,-ma ekiyle yapım eki olan ekler karıştırılmamalıdır.
Bu kadar koşup da yorulma dedim.
Babam benim için uçurtma yaptı.    (isim yapım eki)
Ninemin başındaki yazmayı ben almadım. (isim yapım eki)
Annemin pişirdiği kabak dolması nefisti.     (isim yapım eki)
Bunları defterinize yazmanızı istiyorum. (fiilimsi)
Karlı yollarda yürümeyi seviyorum.         (fiilimsi)
Yürürken çiviye basmamaya dikkat et. (bas-ma-ma-y-a)
 
5.Ekfiil ( idi, imiş, ise, dir ):
Ekfiiler çekimli eylemlere bileşik zamanlı eylem yapmak amacıyla gelirler. Ayrıca ekfiilin geniş zamanının üçüncü tekil kişi eki olasılık ve kesinlik anlamı vermek üzere çekimli eylemlere getirilir.
Bizim konuştuğumuzu bil-i-yor-du.
Sen de bizimle gel-meli-y-di-n.
O da burada çalış-acak-mış.
Bu oyun burada bit-miş-tir.
Onlar şimdi uyu-yor-lar-dır.
Git-er-se
Git-e-y-di-n
Konuş-sa-y--n

I.BASİT SÖZCÜKLER
Yapım eki almamış sözcüklere basit sözcük denir.
Su, tuz, et, ot, cam, sınıf, ev, göz, akıl, duvar, ağaç, çiçek, gövde, deniz, akşam, çirkin, kıyı, tepe, kadın, kitap, araba, kelebek, karınca; bak, gel, oku, çık, ver, sor. gör, koş...
 
***Bir sözcük dilediği kadar çekim eki alsın, yapım eki almamışsa basit yapılıdır.
Çuvallarda                  koyunlar              bakacaktı-   m         çiçekleri
 Kök    ÇE    ÇE                 Kök      ÇE             Kök    ÇE    ÇE ÇE         Kök     ÇE ÇE
 
Evimizden                   anıyoruz         sobanızı
Kök ÇE      ÇE                  Kök   ÇE    ÇE         Kök    ÇE   ÇE

II. TÜREMİŞ SÖZCÜKLER
Yapım eki almış sözcükler, kökteki anlamla ilgili, yeni anlamlı başka bir sözcük oluştururlar. Bunlara türemiş sözcük denir. Bir sözcüğün türemiş olabilmesi için aşağıdaki özellikleri taşıması gerekir:
*Türemiş sözcük kök ve yapım eklerine ayrılabilmeli,
*Türemeye girdiği kök ile anlamca ilgili bir sözcük oluşturmalı.
Bil—im--- bilim                     ölç—ü --- ölçü    
gür—le (mek) ---                  Sabah—lık                             
uç—ak--ın                             yol—cu – luk             
suç-lu-lar                              Sor-gu-lan-mak-tan     
yaz-ıcı-lık-tan                       unut-ul-mak-tan    
bekle-mek ten                      yatkınlığından
hızlandırdığını, donukluktan, atılgan, belirginleştirmişti, konuşkanlaştırıyordu, çıkarttırdıkları,
 
GÖVDE :
Yapım eki almış sözcüklere GÖVDE denir. Dolayısıyla gövdeler türemiş sözcüklerdir. Gövdelerden de yapım ekleriyle yeni sözcükler türetilebilir.
 
Kök + YE = Türemiş sözcük / Gövde
Gövde (Kök+ YE)+YE = Türemiş sözcük
 
Sür-ü       sür-me       sür-ü-cü     sür-ü-cü-lük
Göz-le-m           suç-lu-luk            yaz-lık                    gez-gin                kaç-ır (mak)   
*Gövdeler isim ve fiil gövdesi olarak ikiye ayrılır. Kök durumundaki sözcük aldığı ilk yapım ekiyle tür olarak ne ise gövdenin türü de odur.
 
Onlar yeni bir işe başlatılmışlar.
Baş          la           t            ıl           mış          lar  
İ K          YE         YE          YE        ÇE           ÇE
   Fiil   gövdesi
      Fiil            gövdesi
      Fill                           gövdesi
 
Yolculuklarımızda kitap okurduk.
Yol       cu          luk         lar          ımız         da
İK         YE          YE         ÇE          ÇE          ÇE
İsim gövdesi
İsim               gövdesi
 
EKLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ ÖZELLİKLER:
1.Bir sözcük köküne getirilen ilk yapım ekiyle oluşan bölüm gövdedir. Her gövde, türemiş sözcüktür.
Kork+u             iyi+lik
 
2.Gövde olan bir sözcük yine yapım eki alabilir. Buna da gövdeden türemiş sözcük denir. Bu durumda birden fazla yapım ekinin bulunması gerekir.
Balık+çı+lık              akıl+sız+ca
 
3.Bir sözcük birden fazla çekim eki alabilir.
Öğrenci+ler+imiz     yol+da+(y)ız
 
4.Bir sözcük hem yapım eki hem çekim alabilir.
Çalış+kan+lık+ınız
Duy+gu+suz+lar
 
5.Yapım ekleri çekim eklerinden önce gelir. Türkçede sıralanış “kök, yapım eki, çekim eki” şeklindedir.
Ancak önce çekim ekinin sonra yapım ekinin geldiği birkaç kuraldışı sözcük bulunabilir:
baba-m-sız, evdeki (hesap), yukarıdakiler, gündelik, dayı-m-gil, hala-s-ı-gil, gönl-üm-ce, birliktelikleri…
Çocuk annemsiz gitmem diyor.
Gündelik işlerini yapıyor.
Halamgil dün akşam bizdeydi.
Birliktelikleri uzun sürmemiş.
 
6.Türkçeye yabancı dillerden girmiş sözcükler, kendi dillerinde yapısı ne olursa olsun ”basit sözcük” sayılır. Evlat, mahkûm, istiklâl, selam, melodi, melankoli, enflasyon, istasyon, televizyon, performans...
 
7.Hal ekleri iyelik eklerinden sonra gelir:
Ceketinde büyük bir leke vardı.
 
8.Sözcükler yapım veya çekim eki alırken kök veya gövdelerinde ses değişiklikleri meydana gelebilir. Bu ses değişiklikleri, şu biçimlerde karşımıza çıkar:
ak + ar → ağar(mak)
sarı+ar → sarar(mak)
az+cık → azıcık
gel+tir →   getir(mek)
yeşil+er → yeşer(mek)

YAPIM EKLERİ

Kelime kök veya gövdelerinden yeni kelimeler türetmeye yarayan eklere yapım eki veya türetme eki denir. Yapım ekleri sözcüğün yapısını, anlamını bazen de türünü değiştiren eklerdir. Yapım eklerinden birini almış sözcüklere ise türemiş sözcük veya gövde denir.
Köy → köy+
(ad)       (ad) (anlam değişti, tür değişmedi)  
Sil- → sil+gi
(eylem)    (ad)    (anlam da tür de değişti)
Dön- → dön +dür-
(eylem)   (eylem)    (anlam değişti, tür değişmedi)
Kan → kan+a-
 (ad)   (eylem) (hem anlam hem tür değişti)
 
Yapım eklerini dört gruba ayırarak inceleyebiliriz.
 
1. İSİMDEN İSİM YAPMA EKLERİ:
Bu ekler isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir.
-lık: taş-lık, ağaç-lık, orman-lık; baş-lık, kulak-lık, güneş-lik, gece-lik; genç-lik, Türk-lük, insan-lık, gün-lük, ay-lık, yıl-lık, yemek-lik, dolma-lık, kira-lık, oda-lık, yol-luk; iyi,lik, derin-lik, kör-lük, ana-lık, uyuşuk-luk, çapkın-lık, azgın-lık, ben-lik, var-lık, yok-luk,,...
-ci: araba-cı, sıva-cı, eski-ci, uyku-cu, kömür-cü, aş-çı, kitap-çı, bek-çi, simit-çi
-li: baş-lı, kan-lı, boya-lı, güneş-li, düşünce-li, su-lu, Ankara-lı, Amerikalı, köy-lü, şehir-li, üniversite-li, yaş-lı, diken-li, kaygı-lı, göz-lü...
-siz: taş-sız, ana-sız, duygu-suz, ölçü-süz, süt-süz, görgü-süz, bulut-suz, sen-siz, kol-suz...
-ki : şimdi-ki, demin-ki, önce-ki, akşam-ki, aşağı-ki, aşağıda-ki, bende-ki, benim-ki, komşunun-ki...
-cik: baba-cık, ufak-cık, şura-cık, arpa-cık, kısa-cık, göl-cük, küçü-cük, öpüş-cük; usul-ca-cık, yavaş-ca-cık, demin-ce-cik, ufa-cı-cık,
-cak: yavru-cak, büyü-cek, çabu-cak, demin-cek, oyun-cak,
-cağız: yavru-cağız, hanım-cağız, köy-ceğiz, kadın-cağız, şu-n-cağız, adam-cağız...
-ce: Türk-çe, Alman-ca, Latin-ce, Fars-ça...
-daş: arka-daş, karın-daş, yol-daş, soy-daş, gönül-daş, meslek-taş, vatan-daş, yurt-taş, çağ-daş,
-nci: bir-i-nci, iki-n-ci, dokuz-u-ncu, yirmi-nci, yüz-ü-ncü, son-u-ncu...
-er: bir-er, iki-şer, beş-er, altmış-ar, yüz-er, az-ar, kaç-ar...
-z : iki-z, üç-ü-z, dörd-ü-z, beş-i-z, altı-z...
-si : çocuk-su...
-msi : ekşi-msi, yeşil-i-msi, tatlı-msı, mavi-msi, acı-msı...
-mtrak: acı-mtrak, mavi-mtrak, sarı-mtrak, beyaz-ı-mtrak,
-li...-li : iri-li ufak-lı, ana-lı baba-lı, gece-li gündüz-lü, ince-li kalın-lı, sağ-lı sol-lu...
-leyin; layın: sabah-leyin, akşam-leyin, gece-leyin, iki-leyin (ikinci defa)
İşlek olmayan ekler
-cileyin: biz-cileyin, ben-cileyin,
-en: oğl-an (oğul-an), kız-an,
-kek: er-kek...
-kan: baş-kan
-ç: ata-ç,ana-ç,
-ka,-ge: baş-ka, öz-ge.
-cil: ev-cil, ben-cil, balık-çıl, tavşan-cıl, kır-çıl, ak-çıl.
-dirik: boyun-duruk, çiğin-dirik (omuzluk), eğin-dirik (çul).
-men: koca-man, kara-man, ak-man, kölemen, küçü-men, göç-men, şiş-man.
-aç: top-aç, bakır-aç (>bakraç), kır-aç, boz-aç(boza çalan)
-şın: sarı-şın, kara-şın, mavi-şin, ak-şın, gök-şin.
-ak: top-ak, sol-ak, baş-ak, ben-ek.
-k: top-u-k, kovu-k, bab-u-k, bebe-k.
-z: top-u-z
-t: yaş-ı-t, eş-i-t.
-tı: parıl-tı, şırıl-tı, cıvıl-tı, gümbür-tü, şangır-tı.
-az, -ez: ay-az, gen-ez (kolay)
-ay: gün-ey, kuz-ay.
-l: yeş-i-l (<yaş-ı-l), kız-ı-l
-sul: yok-sul, var-sıl
-sal: kum-sal
-gil: Ali-gil, Yaşar-gil, kaymakam-gil, dayım-gil, ana-n-gil, hala-sı-gil,
-la, -le: kış-la, yay-la
 
2. İSİMDEN FİİL YAPMA EKLERİ:
İsim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir:
-la, -le: baş-la-, taş-la-, sap-la-, ağır-la-, su-la-, top-la-, balta-la-, karşı-la-, iğne-le-, demir-le-,   ütü-le-, el-le-, kilit-le-, bek-le-, temiz-le-, ter-le-, gece-le-, serin-le-, hafif-le-, hor-la-, gür-le-, çağ-la-, in-le-mek, çın-la-, üf-le-;
can-la-n-, hoş-la-n-, küf-le-n-, et-le-n-, iç-le-n-, hasta-la-n-, dalga-la-n-;
bir-le-ş-, yak-la-ş-, ak-la-ş, kır-la-ş-, iri-le-ş-;
kir-le-t, dar-la-t-...
-al, -el: az-al-, boş-al-, çoğ-al-, düz-el-, yön-el-, dik-el-,,,
-l-: ince-l-, kısa-l-, sivri-l-, doğru-l-, duru-l-, küçü-l-, yükse-l-, alça-l-,eksi-l- (alçak, yüksek, küçük)...
-a-, -e-: yaş-a-, kan-a-, boş-a-, kap-a-, ad-a-, oyn-a-(oyun-a-),don-a-, dil-e-, tür-e-, tün-e-, benz-e- (beniz-e-)
-i,-ı,-u,-ü: taş-ı-, ağr-ı-,(ağır-ı-),kaş-ı-, şak-ı-...
-ar, -er: ağ-ar-, boz-ar-, mor-ar-, yeş-er- (yaş-ar-), kız-ar-, sar-ar-, kar-ar (kara-ar-), göğ-er-, yaş-ar-, av-er-...
-de,-da,-te,-ta: al-dat-, bağ-daş-, şırıl-da-, horul-da-, fısıl-da-, fırıl-da-, gürül-de-, çatır-da-, kütür-de-, fokur-da-, fingir-de-, parıl-da-...
-kır, -kir, -kur, -kür: hay-kır-, fış-kır-, hıç-kır-, çem-kir-, püs-kür-, tü-kür-, süm-kür-...
-k-,-k-: ac-ı-k (aç-ı-k), gec-i-k- (geç-i-k-), bir-i-k-, göz-ü-k-, dar-ı-k- (sıkılmak)
-r-: deli-r-, beli-r-, bağ-ı-r-, çağ-ı-r-, öğ-ü-r-, an-ı-r-, aksı-r-, tıksı-r-, öksü-r-, hapşı-r-...
-sa,-se: su-sa-, garip-se-, umur-sa-, önem-se-...
-msa-, -mse-: az-ı-m-sa-, ben-i-mse-, iyi-mse-, kötü-mse...
 
 
3. FİİLDEN İSİM YAPMA EKLERİ:
Fiilden isim yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir.
-mek: aç-mak, ara-mak, başla-mak, gel-mek, bildir-mek, düşün-mek…
-me: al-ma, yap-ma, oku-ma, yaz-ma, git-me, geç-me, eri-me...
-iş: al-ış, gel-iş, ara-y-ış, anla-y-ış, gül-üş, doğ-uş, oku-y-uş, at-ış, bak-ış, yürü-y-üş...
-m: al-ı-m, sat-ı-m, geç-i-m, tak-ı-m, iç-i-m, boğ-u-m, öl-ü-m, doy-u-m, uçur-u-m,
-k: aç-ı-k, saç-ı-k, düş-ü-k, çekik, yatık, yanık, sönük, çürük, ezik, delik, buruşuk, değişik,        bulaşık, üfür-ük, tükür-ük, öksürük, çatla-k, yuvarla-k, çökük, il-i-k, ele-k, dile-k, döşek, adak..
-ak/ -ek: dön-ek, ürk-ek, kork-ak, kaç-ak, at-ak, yedek, konak, yatak, durak, tapınak, barınak, batak, bıçak, kayak, kesek, saçak, sürek, dayanak, dokunak, okunak...
-(i)n: tüt-ün, ek-in, yığın, talan, akın, gelin, sökün, bütün..
-gi (-gı, -gu, -gü): sar-gı, çal-gı, ser-gi, bil-gi, sev-gi, bas-kı, ör-gü, gör-gü, iç-ki, uy-ku (uyu-ku), duy-gu, say-gı, silgi, duygu, sorgu, burgu, bıçkı, baskı, atkı, içki, biçki, ...
-ga, -ge: bil-ge, dal-ga, yon-ga, böl-ge, kavur-ga, süpür-ge...
-gin, -kin :dal-gın, az-gın, dar-gın, kır-gın, sal-gın, bay-gın, gir-gin, bil-gin, ergin, bezgin, durgun, olgun, soygun, üzgün, sürgün, düzgün, ölgün, baskın, çapkın, aşkın, yetişgin, geçkin, seçkin, pişkin, coşkun, tutkun, küskün, düşkün...
-gen, gan, -ken, -kan: alın-gan, sıkıl-gan, sokul-gan, yapış-kan, sırıt-kan, unut-kan, giriş-ken...
-gıç, -giç, -guç, -güç: dal-gıç, başlan-gıç, bil-giç,...
-geç: süz-geç, yüz-geç, kıs-kaç...
-eğen: ol-ağan, yat-ağan, vur-ağan, kes-eğen, gez-eğen, çal-ağan (atmaca)
-ıcı, -ici, -ucu, -ücü: al-ıcı, yap-ıcı, sat-ıcı, kal-ıcı, oyalayıcı, verici, besleyici, geçici, dinleyici, kurucu, okuyucu, bulucu, uçucu, bulucu, uçucu, görücü, döndürücü, yüzücü, düşündürücü...
-ç: kıskan-ç, iğren-ç, korkun-ç, gülün-ç, inan-ç, sevin-ç, usan-ç...
-İ,-ı,-u,-ü: yaz-ı, sık-ı, ayr-ı, bat-ı, tart-ı, koş-u, pus-u, öl-ü, ölç-ü, sür-ü, ört-ü,,,
-e,-a: yar-a, sap-a, oy-a, öt-e...
-tı: akıntı, çalkantı, üzüntü, döküntü, çöküntü; bağırtı, karartı, ürperti, belirti, buyur-u-l-tu
-t: geçit, öğüt, ayırt, umut, yoğurt,
-l: ışı-l
İşlek olmayan ekler:
-sı: yas-sı, sin-si, yat-sı, tüt-sü
-enek: sağ-anak, gör-enek, gel-enek, değ-enek, yığ-anak...
-amak,-emek: kaç-amak, tut-amak, bas-amak,
-mık: kıy-mık, il-mik, kus*muk
-aç: gül-eç, tık-aç
-em: tut-am
-alak,-elek:
-arı, eri: uç-arı
-amaç: dön-emeç
-baç: dolan-baç, saklan-baç
-sal: uy-sal
-man,-men: şişman, göç-men, say-man, seç-men, öğret-men, deliş-men...
-sak,-sek: tut-sak.
-pak: kay-pak
-van: yay-van
-mur: yağ-mur
-cak: erin-cek (üşenen)
-ce,-ca: eğlen-ce, düşün-ce
--ceme: düşün-ceme
-mece: bul-maca, buldur-maca, bil-mece, koş-maca, at-maca
Sıfat fiil ekleri:
-en, -esi, -mez, -er, -dik, -ecek, -miş
 
3-d. FİİLDEN FİİL YAPMA EKLERİ:
Fiil kök ve gövdelerinden fiil yapan eklerdir.
-n: al-ı-n-mak, sal-ı-n-mak, gez-i-n-mek, dola-n-mak, tıkanmak, bulunmak, öğren-, tutun-, dövün-, saklan-, aran-, taşın-, sürün-, söylen, kaçın-, mırıldan-, tapın-,
(kederle-n-, güzellen-, hastala-n, evle-n-, akılla-n; ina-n-, öğre-n- )
-l- : dur-u-l-, gid-i-l-, düşül-, yatıl-, kalkıl-, korkul-, ölün-, gülün-, çekilin-, susul-, girişil-, yetişil-, eğlenil-, yapıl-,
-ş- : vur-u-ş-, döv-ü-ş-, atış-, sözleş-, kucaklaş-, itiş-, çekiş-, görüş-, dayanış-, koşuş-, uçuş-, bölüş-, gülüş-, ağlaş-, uluş-, bekleş-; gel-i-ş-, kız-ı-ş-, yatış-, giriş-, bitiş-, bulaş-, ulaş-, eriş-, zorlaş-, iyileş-, ağırlaş-, uğraş-, dolaş-, tutuş-,(güzelle-n-, güzelleş-, hoşlan-, hoşlaş-, çirkinleş-,
-r- : geç-i-r-, uçur-, içir-, aşır-, düşür-, şaşır-, pişir-, yatır-, bitir-, batır-, doğur-, duyur-, doyur-,
-t- : uza-t-, dire-t-, acı-t-, arat-, söylet-, yürüt-, düzelt-, incit-, azalt-, yükselt-, darılt-, kızart-, bildirt-, ört-, sürt-, dürt-, akıt-, korkut-, sarkıt-, ürküt-, sapıt-, sürçüt-, damıt-, avut-,
-dır : ye-dir-, de-dir-, aç-tır-, seçtir-, değdir-, yağdır-, boğdur-, söktür-, geciktir-, yaktır-, buldur-, öldür-, emdir-, döndür-, bulundur-, öptür-, ördür-, astır-, yatıştır-, koştur-, attır-, akıttır-, düşürttür-, sevdir-, saydır-, yazdır-...
-der, -dar: gön-der-,
-ar, er: kop-ar-, çık-ar-, gid-er-,
-z- : em-i-z-i-r-
-a-, -e-:tıka-,
-ı-, -i-: kaz-ı-, sür-ü-..
-k-: dur-u-k-la-,
-p-: ser-p-, kır-p-,
-y-: ko-y-, do-y-,
-msa : gül-ü-mse-,
-ala-, -ele-: kov-ala-, ov-ala-, silk-ele-, eş-ele-, şaş-ala-, dur-ala-, gev-ele-...

III. BİLEŞİK SÖZCÜKLER
İki ya da daha fazla sözcük bir araya gelerek başka bir varlığı ya da kavramı anlatıyorsa, bu tür sözcüklere “bileşik sözcük” denir.
Birleşik sözcükler hangi yolla yapılırsa yapılsın ortak yanı, yeni bir varlığı ya da kavramı anlatmasıdır.
Örneğin: kabakulak, cingöz, rüzgârgülü, hanımeli, bugün, birkaç, karagöz...
 
BİLEŞİK SÖZCÜKLERİN OLUŞUM YOLLARI:
I-ANLAM KAYMASI YOLU:Bu yolla yapılan bileşik sözcüklerden biri ya da ikisi birden anlamını yitirebilir. Türlerinde yapılarında değişme olmaz.
a)Birinci sözcük gerçek anlamını yitirebilir:
anayasa, arıkuşu, ateşböceği, dülgerbalığı, kuşüzümü, adamotu, devekuşu, tesbihböceği, ketenhelva, incehastalık, sigaraböreği, anakapı, karayel, dilpeyniri, 
b)İkinci sözcük gerçek anlamını yitirebilir:
gözbebeği, yerelması, yayınevi, rüzgargülü, karatavuk, basımevi, gelivermek, düşeyazmak, anlatabilmek, gidedurmak,
c)Her iki sözcük de gerçek anlamını yitirebilir:
suçiçeği, hanımeli, kuzukulağı, demirbaş, cingöz, horozibiği, devetabanı, kadınbudu, vezirparmağı, aslanağzı, Çanakkale, Kırklareli, tuzruhu, keçiboynuzu, dalkavuk, tavukkarası, akbaba, atlıkarınca, danaburnu, samanyolu, kuşpalazı,
 
II-SES DEĞİŞİMİ YOLU (YAPISAL DEĞİŞME YOLU):
Bu yolla oluşan bileşik sözcüklerin yapılarında değişmeler meydana gelir. Türlerinde ve anlamlarında meydana gelen değişmeler dikkate alınmaz.
a)Ses düşmesi yoluyla oluşan bileşik sözcükler:
kahrolmak(kahır olmak), kaynana (kayın ana), katletmek(katil etmek), çöreotu(çörek otu),                       pazartesi (pazar ertesi), kahvaltı (kahve altı), hastane (hasta hane), postane (posta hane),
burada (bu arada), böyle (bu öyle), peki (pek iyi)
b)Ses türemesi yoluyla oluşan bileşik sözcükler:
            hissetmek    (his etmek)       affetmek (af etmek)          sırrolmak     (sır olmak)
ç)Ses değişmesi yoluyla oluşan bileşik sözcükler:
            sütlaç (sütlü aş), güllaç (güllü aş), kaybolmak (kayıp olmak), nasıl(ne asıl), niçin (ne için),
 
III-TÜR DEĞİŞİMİ YOLUYLA OLUŞAN BİLEŞİK SÖZCÜKLER:
Birleşin sözcüğün içinde farklı türden bir sözcüğün, ya da sözcüklerin bulunmasıdır. Bu sözcüğün, birleşik sözcük oluştururken tür kaybına uğramasıdır.
            Miras + yedi ---mirasyedi                         biçer  + döver --- biçerdöver
             İsim        fiil          isim                                  fiil          fiil              isim
Kaptıkaçtı, gecekondu, gelişigüzel, alışveriş, dedikodu, ateşkes, imambayıldı, kızılırmak, bugün, uyurgezer, kuşkonmaz, ateşkes, şıpsevdi, hünkarbeğendi, yolgeçen, cankurtaran, gökdelen, oyunbozan, ahmakıslatan, fırdöndü, külbastı, çekyat, bilirkişi, yurtsever, albeni, vurdumduymaz ...
 
Örnek Soru 1989 ÖYS
“”Gecekondu, uyurgezer, mirasyedi, ateşkes” gibi bileşik sözcükler, aşağıdaki yöntemlerden hangisiyle oluşmuştur?
A)Her iki sözcükte kendi öz anlamı dışında kullanılmıştır.
B)Birinci sözcük kendi öz anlamı dışında kullanılmıştır.
C)İkinci sözcük kendi öz anlamı dışında kullanılmıştır.
D)Eylem soylu sözcükler, birleştikleri sözcüklerle birlikte tür bakımından değişikliğe uğrayarak ad ve sıfat oluşturmuştur.
E)Ses değişimi yoluyla oluşan bileşik sözcüklerde, iki ünlü kaynaşmış ya da hece düşmesi olmuştur.
 
 BİLEŞİK SÖZCÜKLERİN BİÇİMSEL (YAPISAL) ÖZELLİKLERİ (Kuruluşları)
Bileşik sözcükleri, beş biçimde oluşabilir:
a)Belirtisiz ad tamlaması biçiminde:
aslanağzı, dilberdudağı, içgüveyi, dilbilgisi, katırtırnağı, atasözü, anaokulu, gözyaşı, külhanbeyi, kamuoyu, ayçiçeği, milletvekili, yılbaşı, yeryüzü, ipucu, bülbülyuvası, gecesefası, onbaşı...
b)Takısız ad tamlaması biçiminde:
Bakırköy, Haydarpaşa, Hasankale, Firuzköy, Edirnekapı, kozhelva, babaanne, anneanne, başörtü, içgüdü, sacayak, sütnine, sütoğul, yerküre, omurilik,
c)Sıfat tamlaması veya sıfat öbeği biçiminde:
Eskişehir, Uludağ, Çukurova, Yeşilköy, Sarıyer, Kocatepe, Sivrihisar, sıkıyönetim, sivrisinek, ilkokul, dikdörtgen, bozkır, sonbahar, düztaban, yalınayak, bugün, gözükara, başıkabak, başıbozuk, başıboş, soğukkanlı, biraz, birkaç, hiçbir, atlıkarınca, dipnot, önseçim, önsöz, araseçim, kabataslak, içkulak, kuşburnu, alageyik...
d)İki fiilin kaynaşması biçiminde:
dedikodu, örtbas, kaçgöç, çekyat, biçerdöver, uyurgezer, kaptıkaçtı, vurdumduymaz...
e)Cümle biçiminde:
gecekondu, kuşkonmaz, bilgisayar, ateşkes, albastı(bir hastalık), külbastı, imambayıldı, mirasyedi, albeni, gelişigüzel, başıboş, karnıyarık, sıpsevdi, çıtkırıldım, ...
UYARI: Belirtisiz ad tamlaması biçiminde oluşmuş bileşik sözcükler çoğullanırken çoğul eki (-ler), tamlanan eki (-i) ile yer değiştirir.
            Hanımeli—hanımelleri           devekuşu—devekuşları 
            Aslanağzı—aslanağızları        ateşböceği—ateşböcekleri 
 
ÖRNEK SORU:
Aşağıdaki bileşik isimlerden hangisinin kuruluşu farklıdır?
A)Otobüsümüz Kadınhanı ilçesi’ne doğru hızla ilerliyordu.
B)Sivrihisar’dan yeni çıkmıştık ki feci kazayla karşılaştık.
C)Hamsi denildiğinde akla ilk gelen, Karadeniz’in soğuk sularıdır.
D)Yeşilyurt’tan İzmir akşamını seyretmek, ayrı bir keyif.
E)Her bahar olduğu gibi, Kızılırmak yine delice coşmaya başladı.
 
 
 
   
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=